Genel

Yargı Paketi Sonrası Belirsiz Alacak Davası Kalktı mı? Kısmi Dava ve Zamanaşımında Yeni Dönem

  1. Yargı Paketi ile hukuk yargılamasında önemli bir değişiklik yapıldı.* 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Düzenlemenin özellikle dava açma pratiğini yakından ilgilendiren en önemli başlıklarından biri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının kaldırılması oldu.

Bununla birlikte, belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla birlikte alacağın miktarının dava açılırken tam olarak belirlenemediği durumlarda vatandaşların hak arama imkanının ortadan kaldırılması söz konusu değildir. Yeni sistemde kısmi davada talep miktarının belirli şartlarla artırılmasına imkan tanınmıştır.

Belirsiz Alacak Davası Nedir?

Belirsiz alacak davası, dava açıldığı tarihte alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin davacıdan beklenemediği ya da bunun objektif olarak mümkün olmadığı durumlarda başvurulan bir dava türüydü.

Özellikle alacağın miktarının bilirkişi incelemesi, hesaplama veya yargılama sırasında ortaya çıktığı uyuşmazlıklarda belirsiz alacak davası önemli bir usul aracı olarak kullanılıyordu.

Örneğin;

  • İşçilik alacakları,
  • Fazla çalışma ücreti,
  • Kıdem ve ihbar tazminatı,
  • Maddi ve manevi tazminat talepleri,
  • Trafik kazalarından kaynaklanan bazı tazminat talepleri,
  • İş kazası nedeniyle talep edilen tazminatlar

gibi uyuşmazlıklarda dava konusu alacağın miktarının başlangıçta kesin olarak belirlenemediği durumlarla karşılaşılabiliyordu.

12. Yargı Paketi ile Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı mı?

Evet.

7589 sayılı Kanun ile HMK’nın 107. maddesi yürürlükten kaldırıldı.

Böylece 31 Temmuz 2026’dan sonra açılacak davalar bakımından, yalnızca HMK m. 107’deki belirsiz alacak davası kurumuna dayanılarak yeni bir dava açılması mümkün olmayacaktır.

Ancak burada çok önemli bir ayrım bulunmaktadır:

Daha önce açılmış belirsiz alacak davaları ne olacak?

  1. Yargı Paketi, daha önce açılmış davaları geçersiz hale getirmemektedir.

Belirsiz alacak davasına ilişkin eski hükümler, değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce açılmış davalar bakımından uygulanmaya devam edecektir.

Dolayısıyla 31 Temmuz 2026 tarihinden önce usulüne uygun şekilde açılmış bir belirsiz alacak davasının, yalnızca HMK m. 107’nin kaldırılması nedeniyle kendiliğinden reddedilmesi veya geçersiz hale gelmesi söz konusu değildir.

Bu nedenle özellikle devam eden davalarda davanın açılış tarihi büyük önem taşımaktadır.

Belirsiz Alacak Davasının Yerine Ne Gelecek?

  1. Yargı Paketi ile HMK m. 107 kaldırılırken, kısmi davaya ilişkin düzenleme güçlendirilmiştir.

Yeni düzenlemeye göre, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu;

aynı dava içerisinde bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilecektir.

Düzenlemenin en önemli noktalarından biri ise artırılan kısım bakımından zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak olmasıdır.

Bu değişiklik, uygulamada özellikle avukatların dava türünü ve dava stratejisini belirlerken dikkat etmesi gereken önemli bir yenilik niteliğindedir.

Kısmi Davada Talep Miktarı Artırılabilir mi?

Evet.

Yeni düzenleme kapsamında kısmi dava açılması halinde talep konusu bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilecektir.

Ancak bu artırımın;

  • Aynı dava içerisinde yapılması,
  • Bir defa yapılması,
  • Tahkikatın sona ermesine kadar gerçekleştirilmesi,

gerekmektedir.

Bu nedenle davacı veya vekilinin yalnızca dava açarken belirlediği miktara değil, dosyanın tahkikat aşamasının ne zaman sona ereceğine de dikkat etmesi gerekecektir.

Özellikle bilirkişi raporunun dosyaya sunulması ve rapora karşı beyanların verilmesi gibi aşamalar bakımından somut dosyanın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kısmi Davada Artırılan Miktar İçin Zamanaşımı Ne Olacak?

Yeni düzenlemenin vatandaşlar açısından en önemli noktalarından biri budur.

Artırılan kısım bakımından zamanaşımı, dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır.

Bu durum, kısmi dava açan kişinin sonradan talep miktarını artırması halinde artırılan bölümün zamanaşımı bakımından dava tarihinden itibaren korunmasını amaçlamaktadır.

Örneğin bir kişinin 500.000 TL tutarında bir alacağı bulunduğunu düşünelim.

Kişi, dava açarken alacağının bir kısmını, örneğin 100.000 TL’yi dava konusu yaparsa ve yargılama sırasında gerçek alacağın 500.000 TL olduğu belirlenirse, yeni düzenlemenin şartları çerçevesinde talebini bir defaya mahsus olmak üzere artırabilecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, artırım işleminin tahkikat sona ermeden önce yapılmasıdır.

İşçilik Alacaklarında Yeni Dönem

Yeni düzenleme özellikle işçilik alacakları bakımından büyük önem taşımaktadır.

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti gibi kalemlerin miktarının hesaplanması çoğu zaman ücret bilgileri, çalışma süresi, bordrolar, SGK kayıtları ve bilirkişi incelemesi gibi unsurlara bağlı olabilmektedir.

Bu nedenle dava açılırken hangi dava türünün tercih edileceği ve talep miktarının nasıl belirleneceği artık daha fazla önem taşımaktadır.

İşçinin alacağının tamamını belirleyebildiği veya belirleyemediği durumlarda uygulanacak usulün doğru tespit edilmesi, ileride zamanaşımı, talep artırımı ve usulî hak kayıpları bakımından önem arz edecektir.

Bu nedenle işçilik alacağı davası açmadan önce somut olayın ve alacak kalemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Tazminat Davalarında Ne Değişti?

Tazminat davaları bakımından da dava türünün doğru belirlenmesi önem kazanmıştır.

Özellikle trafik kazası, iş kazası veya başka bir haksız fiilden kaynaklanan tazminatlarda zarar miktarının belirlenmesi kimi zaman bilirkişi incelemesini gerektirebilmektedir.

  1. Yargı Paketi yalnızca HMK m. 107’yi kaldırmakla kalmamış, ayrıca çalışma gücünün azalması veya kaybından doğan zararlar ile destekten yoksun kalma tazminatlarının faiz hesabına ilişkin Türk Borçlar Kanunu’nda da yeni düzenlemeler getirmiştir.

Dolayısıyla tazminat davası açmayı düşünen kişilerin yalnızca talep edilecek miktarı değil, uygulanacak faiz ve usul hükümlerini de birlikte değerlendirmesi gerekmektedir.

31 Temmuz 2026’dan Önce Açılan Davalar Ne Olacak?

Bu konuda en önemli husus geçiş hükmüdür.

Belirsiz alacak davasına ilişkin kaldırılan HMK m. 107 hükmü, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılmış davalar bakımından uygulanmaya devam edecektir.

Bu nedenle;

31 Temmuz 2026’dan önce açılan belirsiz alacak davaları → Eski hükümler uygulanmaya devam eder.

31 Temmuz 2026’dan sonra açılacak yeni davalar → HMK m. 107 artık uygulanmayacaktır.

Bu ayrım özellikle devam eden ve yeni açılacak davalar bakımından önemlidir.

Avukatlar Dava Açarken Nelere Dikkat Etmeli?

Yeni düzenleme ile birlikte dava açılırken yalnızca maddi uyuşmazlığın esasına değil, usul stratejisine de dikkat edilmesi gerekmektedir.

Özellikle;

  1. Alacağın belirlenebilir olup olmadığı,
  2. Kısmi dava açılmasının mümkün olup olmadığı,
  3. Dava konusu yapılacak başlangıç miktarının ne olacağı,
  4. Zamanaşımının hangi tarihte dolacağı,
  5. Talep artırımının ne zamana kadar yapılabileceği,
  6. Bilirkişi incelemesinin dosyadaki rolü,
  7. Tahkikatın sona erme aşaması,

birlikte değerlendirilmelidir.

Yanlış dava türünün tercih edilmesi veya talep artırımının süresinde yapılmaması, somut olayın özelliklerine göre ciddi usulî sonuçlar doğurabilir.

Vatandaşlar İçin Yeni Düzenleme Ne Anlama Geliyor?

Vatandaşlar açısından en önemli mesaj şudur:

Belirsiz alacak davasının kaldırılması, alacağınızın tamamını ilk gün kesin olarak hesaplayamıyorsanız artık dava açamayacağınız anlamına gelmemektedir.

Yeni sistemde kısmi dava yoluyla alacağın bir kısmının dava konusu yapılması ve kanunda belirtilen şartlar kapsamında talebin bir defaya mahsus artırılması mümkün olacaktır.

Ancak hangi dava türünün tercih edileceği, alacağın niteliğine ve somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.

Bu nedenle özellikle yüksek miktarlı işçilik alacakları, tazminat talepleri ve diğer para alacaklarında dava açılmadan önce hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.

Sonuç

12. Yargı Paketi ile hukuk yargılamasında önemli bir dönem değişmiştir.

HMK’nın 107. maddesinde düzenlenen *belirsiz alacak davası kaldırılmış, buna karşılık kısmi davada talep miktarının *bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilmesine imkan sağlanmıştır.

Ayrıca artırılan kısım bakımından zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılması, yeni sistemin en dikkat çekici noktalarından biridir.

Öte yandan, 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski düzenleme uygulanmaya devam edecektir.

Bu nedenle yeni bir alacak veya tazminat davası açmayı düşünen kişilerin, dava türünü belirlemeden önce alacağın niteliğini, zamanaşımı süresini ve yeni HMK düzenlemesini birlikte değerlendirmeleri önem taşımaktadır.

Hukuki süreçlerde usul kurallarının doğru uygulanması hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşır. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme ve hukuki destek için uzman bir avukata başvurmanız önerilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir