Alacağın temliki, bir kişinin sahip olduğu alacak hakkını başka bir kişiye devretmesini ifade eder. Uygulamada “alacağın devri”, “temlik”, “temlik sözleşmesi” veya “temlikname” ifadeleriyle karşılaşılmaktadır.
Alacağın temliki; ticari ilişkilerde, icra takiplerinde, dava konusu alacaklarda, tazminat alacaklarında ve çeşitli sözleşmesel ilişkilerde önemli sonuçlar doğurabilmektedir.
Türk hukukunda alacağın devri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183 ila 194. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Bu makalede; temliğin ne olduğu, hangi şartlarda yapılabileceği, borçlunun rızasının gerekip gerekmediği, temlikin noterle bağlantısı, borçluya bildirim, temlik edilen alacağın kapsamı ve icra dosyasındaki alacağın temliki gibi uygulamada sık karşılaşılan konular ele alınmaktadır.
1. Temlik Nedir?
Temlik, en genel anlamıyla bir hakkın veya alacağın başka bir kişiye devredilmesidir.
Alacağın temliki, mevcut bir alacak hakkının alacaklı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesi anlamına gelir.
Örneğin A’nın B’den 500.000 TL alacağı bulunduğunu ve A’nın bu alacağını C’ye devrettiğini düşünelim.
Bu durumda:
- A: Temlik eden, yani eski alacaklı,
- B: Borçlu,
- C: Temlik alan, yani yeni alacaklı
konumundadır.
Temlik gerçekleştiğinde, kural olarak alacak hakkı A’nın malvarlığından çıkarak C’nin malvarlığına geçer.
2. Alacağın Temliki Hangi Kanunda Düzenlenmiştir?
Alacağın temliki, Türk Borçlar Kanunu’nun 183 ve devamı maddelerinde düzenlenmektedir.
TBK m. 183’e göre kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.
Bu nedenle alacağın temlikinde temel kural, borçlunun onayının gerekmemesidir.
Ancak her alacağın hiçbir sınırlama olmaksızın temlik edilebileceği düşünülmemelidir. Kanundan, sözleşmeden veya alacağın niteliğinden kaynaklanan temlik engellerinin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Temlik İçin Borçlunun Rızası Gerekir mi?
Genel kural olarak hayır.
Alacaklı, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadığı sürece borçlunun rızasını almadan alacağını üçüncü kişiye devredebilir.
Dolayısıyla borçlunun “Ben bu temliği kabul etmiyorum.” demesi, tek başına usulüne uygun yapılmış temlik işlemini geçersiz hale getirmez.
Ancak sözleşmede geçerli bir temlik yasağı bulunması veya alacağın niteliği gereği devrinin mümkün olmaması gibi durumlarda farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.
4. Temlik Sözleşmesi Yazılı Olmak Zorunda mı?
Evet.
TBK m. 184 uyarınca alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
Bu nedenle sözlü olarak yapılan bir alacağın temliki, kural olarak geçerli bir temlik işlemi meydana getirmez. Yargısal uygulamada da alacağın devri sözleşmesinin geçerliliğinin yazılı şekil şartına bağlı olduğu kabul edilmektedir.
Temlik sözleşmesinde mümkün olduğunca;
- Temlik edenin bilgileri,
- Temlik alanın bilgileri,
- Borçlunun bilgileri,
- Temlik edilen alacağın kaynağı,
- Alacağın miktarı,
- Varsa faiz ve fer’î haklar,
- Temlikin bedelli veya bedelsiz olduğu,
- Temlik tarihi,
- Tarafların imzaları
açık şekilde gösterilmelidir.
5. Temlik Noterden Yapılmak Zorunda mıdır?
Bu, vatandaşların en sık sorduğu sorulardan biridir.
Genel kural olarak alacağın temlikinin noterde yapılması zorunlu değildir.
TBK m. 184, temlikin geçerliliği bakımından yazılı şekli aramakta; genel olarak noter huzurunda yapılmasını bir geçerlilik şartı olarak öngörmemektedir.
Dolayısıyla taraflar arasında usulüne uygun şekilde düzenlenip imzalanan yazılı bir temlik sözleşmesi, kural olarak noter işlemi olmaksızın da geçerli olabilir.
Bununla birlikte temlik işleminin noter aracılığıyla yapılması veya imzaların noter tarafından onaylanması, özellikle belgenin tarihi, imzanın aidiyeti ve ileride çıkabilecek uyuşmazlıklarda ispat bakımından uygulamada önemli bir güvence sağlayabilir.
Bu nedenle “Noter zorunlu değildir.” ifadesi, “Noter işlemi gereksizdir.” şeklinde anlaşılmamalıdır.
Somut olayın özelliklerine göre noter aracılığıyla işlem yapılması tercih edilebilir.
6. Noter Onaylı Temlik ile Adi Yazılı Temlik Arasındaki Fark Nedir?
Adi yazılı temlik ile noter aracılığıyla gerçekleştirilen temlik arasındaki temel fark, genel olarak şekil ve ispat bakımından sağladığı güvence noktasında ortaya çıkar.
Adi yazılı temlikte taraflar yazılı bir sözleşme düzenleyerek imzalar.
Noter aracılığıyla yapılan işlemde ise noterlik işleminin türüne göre belgenin düzenlenmesi veya imzaların onaylanması söz konusu olabilir.
Ancak önemli bir hususun altı çizilmelidir:
Noter tarafından yapılan işlem, temlik edilen alacağın gerçekten mevcut olduğunu veya alacağın hukuken geçerli olduğunu kendiliğinden garanti etmez.
Temlikin hukuki geçerliliği ayrıca alacağın niteliğine, temlik yasağı bulunup bulunmadığına ve ilgili özel mevzuata göre değerlendirilmelidir.
7. Temlik Borçluya Bildirilmek Zorunda mı?
Temlik işlemi ile borçluya bildirim birbirinden farklı konulardır.
Genel olarak temliğin geçerliliği için borçlunun temlikten önceden haberdar olması veya temlike onay vermesi gerekmez.
Bununla birlikte borçlu açısından temliğin bildirilmesi son derece önemlidir.
Çünkü borçlu, alacağın kime ait olduğunu bilmediği durumda eski alacaklıya ödeme yapabilir. TBK’nın ilgili hükümleri, borçlunun temlikten haberdar edilmesi bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Bu nedenle uygulamada temlik alan kişinin, borçluya temlik işlemini ispatlanabilir bir yöntemle bildirmesi önem taşır.
8. Temlik Borçluya Noter Aracılığıyla Bildirilebilir mi?
Evet.
Borçluya temlik bildiriminin noter aracılığıyla yapılması, özellikle yüksek miktarlı alacaklarda ve ileride uyuşmazlık çıkma ihtimali bulunan durumlarda tercih edilebilecek yöntemlerden biridir.
Noter aracılığıyla yapılan bildirim sayesinde;
- Bildirimin tarihi,
- Bildirimin içeriği,
- Bildirimin hangi kişiye yöneltildiği
konularında güçlü bir belge oluşturulabilir.
Ancak temlikin kendisinin geçerliliği ile borçluya noter aracılığıyla bildirim yapılması birbirine karıştırılmamalıdır.
Noter bildirimi, genel olarak temliğin geçerlilik şartı değildir.
9. Temlik Edilen Alacağın Yan Hakları da Devredilir mi?
Alacağın temliki yalnızca ana para alacağından ibaret olmayabilir.
TBK m. 189 kapsamında, alacağın devri ile birlikte alacağa bağlı bazı öncelik ve bağlı hakların da devralana geçmesi söz konusu olur.
Bunlar arasında alacağa bağlı teminat ve bazı fer’î haklar bulunabilir. Uygulamada faiz, rehin ve kefalet gibi alacağa bağlı hakların durumu ayrıca önem taşır.
Bu nedenle temlik sözleşmesi hazırlanırken yalnızca “500.000 TL alacak temlik edilmiştir.” demek yerine, faiz ve fer’î hakların kapsamının da açıkça belirtilmesi önemlidir.
10. Kısmi Temlik Yapılabilir mi?
Somut olayın niteliğine ve alacağın bölünebilir olup olmadığına göre kısmi temlik gündeme gelebilir.
Örneğin 1.000.000 TL tutarındaki bir alacağın 300.000 TL’lik kısmının başka bir kişiye devredilmesi söz konusu olabilir.
Ancak kısmi temliklerde, hangi alacağın hangi kısmının devredildiğinin açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekir.
Özellikle icra dosyalarında kısmi temlik yapılması halinde, dosya alacağının hangi miktarının ve hangi hakların devredildiği ayrıca gösterilmelidir.
11. Hangi Alacaklar Temlik Edilemez?
TBK m. 183 uyarınca kanun, sözleşme veya işin niteliği temlike engel olabilir.
Dolayısıyla her alacak otomatik olarak temlik edilebilir değildir.
Özellikle;
- Kanunen devri yasaklanan alacaklar,
- Sözleşme ile devri yasaklanan alacaklar,
- Alacağın niteliği gereği kişiye sıkı şekilde bağlı olan haklar
bakımından ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Bu nedenle bir temlik sözleşmesi hazırlanırken yalnızca alacağın miktarına bakılması yeterli değildir; alacağın temlike elverişli olup olmadığı da incelenmelidir.
12. İcra Dosyasındaki Alacak Temlik Edilebilir mi?
Evet, somut olayın koşullarına göre icra takibine konu edilmiş bir alacağın temliki mümkün olabilir.
Örneğin A’nın B hakkında 500.000 TL üzerinden başlattığı bir icra takibi bulunduğunu düşünelim.
A, takip konusu alacağını C’ye temlik ederse, temlik işleminin icra dosyasına yansıtılması ve yeni alacaklının dosyadaki sıfatının buna göre değerlendirilmesi gündeme gelir.
Bu durumda yalnızca taraflar arasında temlik sözleşmesi düzenlemekle yetinilmemeli; icra dosyasına temlik sözleşmesinin sunulması ve gerekli usul işlemlerinin yapılması da değerlendirilmelidir.
Özellikle dosyada haciz, tahsilat, ödeme, sıra cetveli veya üçüncü kişilere yöneltilmiş işlemler bulunuyorsa, temliğin icra dosyasındaki sonuçları somut dosya üzerinden ayrıca incelenmelidir.
13. Dava Konusu Alacak Temlik Edilebilir mi?
Dava konusu edilmiş bir alacağın temliki de somut olayın özelliklerine göre mümkündür.
Örneğin bir alacak davası devam ederken davacı, dava konusu alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.
Ancak bu durumda yalnızca temlik sözleşmesinin düzenlenmesi değil, devam eden davaya temliğin nasıl yansıyacağı ve taraf sıfatlarının nasıl değerlendirileceği de önemlidir.
Bu nedenle dava konusu alacaklarda temlik işleminin, ilgili dosya bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
14. Temlik Edenin Sorumluluğu Nedir?
Temlik işlemi sonrasında devreden kişinin sorumluluğu, temlikin niteliğine ve taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre değerlendirilir.
Özellikle temlikin bedelli veya bedelsiz olması, alacağın varlığı ve tahsil kabiliyeti konusunda tarafların neyi kararlaştırdığı önem taşır.
Bu nedenle temlik sözleşmesinde tarafların sorumluluklarının açık şekilde düzenlenmesi, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önemlidir.
15. Temlik Alan Kişinin Hakları Nelerdir?
Temlik alan kişi, geçerli bir temlik sonucunda devredilen alacağın yeni alacaklısı haline gelir.
Buna bağlı olarak şartları oluşmuşsa;
- Borçludan ödeme talep edebilir,
- Alacağın tahsili için gerekli hukuki yollara başvurabilir,
- Mevcut icra takibinde gerekli usul işlemlerini gerçekleştirebilir,
- Alacağa bağlı haklardan yararlanabilir.
Ancak temlik alan kişinin, devredenden daha geniş bir hak elde ettiği düşünülmemelidir.
Temlik alan, kural olarak devredilen alacağın hukuki kapsamı içerisinde hareket eder.
16. Temlik ile Borcun Nakli Aynı Şey midir?
Hayır.
Alacağın temlikinde alacaklı değişir.
Borcun naklinde ise borçlu değişir.
Örneğin A’nın B’den alacağı varsa ve A bu alacağını C’ye devrediyorsa:
A → B olan alacak ilişkisi bakımından C yeni alacaklı olur.
Buna karşılık B’nin borcunu C’nin üstlenmesi halinde borçlu taraf değişmektedir.
Bu nedenle “alacağın temliki” ile “borcun nakli” birbirinden farklı hukuki işlemlerdir.
17. Temlik Sözleşmesi Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Temlik sözleşmesinin yalnızca “Bu alacağımı sana devrettim.” şeklinde genel bir ifadeden oluşması, özellikle yüksek miktarlı veya uyuşmazlık ihtimali bulunan alacaklarda yeterli güvence sağlamayabilir.
Sözleşmede mümkün olduğunca;
- Temlik eden ve temlik alanın kimlik/tüzel kişi bilgileri,
- Borçlunun bilgileri,
- Alacağın kaynağı,
- Alacağın miktarı,
- Temlik edilen kısmın açıkça belirlenmesi,
- Faiz ve fer’î hakların kapsamı,
- Temlikin bedelli veya bedelsiz olduğu,
- Temlik bedelinin ödeme şekli,
- Varsa icra dosyası veya dava dosyasının bilgileri,
- Tarafların sorumlulukları,
- Alacağa ilişkin belgelerin teslimi,
- Temlik tarihi ve imzalar
açıkça düzenlenmelidir.
TBK m. 190 kapsamında devredenin, alacak senedi ve elinde bulunan ispatla ilgili belgeleri devralana teslim etmesi ve alacağın ileri sürülmesi için gerekli bilgileri vermesi de önem taşımaktadır.
18. Temlikte Avukat Desteği Neden Önemlidir?
Temlik sözleşmesi basit bir belge gibi görünmekle birlikte, yanlış veya eksik hazırlanması ciddi uyuşmazlıklara neden olabilir.
Özellikle;
- Yüksek miktarlı alacaklarda,
- Ticari alacaklarda,
- İcra dosyasındaki alacaklarda,
- Dava konusu alacaklarda,
- Birden fazla borçlunun bulunduğu durumlarda,
- Kısmi temliklerde,
- Temlik yasağı bulunan sözleşmelerde
işlemin hukuki boyutunun ayrıca incelenmesi gerekir.
Temlik işleminin geçerliliği, devredilen alacağın kapsamı, borçluya bildirim ve temlik sonrasında yapılacak icra veya dava işlemleri bakımından bir avukattan hukuki destek alınması, tarafların hak kaybı yaşamasının önüne geçilmesine yardımcı olabilir.
Sık Sorulan Sorular
Temlik nedir?
Temlik, bir alacak hakkının mevcut alacaklı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesidir.
Temlik için borçlunun onayı gerekir mi?
Genel olarak hayır. TBK m. 183 uyarınca kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadığı sürece borçlunun rızası aranmaz.
Temlik noter olmadan yapılabilir mi?
Evet. Genel kural olarak temliğin geçerliliği için noter zorunlu değildir. Ancak TBK m. 184 uyarınca yazılı şekil şartına uyulması gerekir.
Temlik sözleşmesi noterde yapılır mı?
Evet, taraflar temlik işlemini noter aracılığıyla gerçekleştirebilir veya ilgili noterlik işleminin niteliğine göre imza onayı yaptırabilir. Noter işlemi genel olarak temliğin geçerlilik şartı değildir; ancak ispat ve belge güvenliği açısından önem taşıyabilir.
Temlik borçluya bildirilmek zorunda mı?
Temliğin geçerliliği ile borçluya bildirim farklı konulardır. Ancak borçlunun doğru kişiye ödeme yapabilmesi ve temlikin sonuçlarının ispatı bakımından bildirimin yapılması büyük önem taşır.
İcra dosyasındaki alacak temlik edilebilir mi?
Somut olayın koşullarına göre evet. Ancak temlikin icra dosyasına bildirilmesi ve yeni alacaklının dosyadaki konumunun buna göre değerlendirilmesi gerekir.
Temlik edilen alacağın faizi de devredilir mi?
Alacağa bağlı fer’î hakların durumu TBK’nın ilgili hükümlerine göre değerlendirilir. Temlik sözleşmesinde faiz ve diğer fer’î hakların kapsamının açıkça belirtilmesi uygun olur.
Sonuç
Alacağın temliki, bir alacak hakkının mevcut alacaklı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesini sağlayan önemli bir hukuki işlemdir.
Türk Borçlar Kanunu’na göre genel kural olarak borçlunun rızası aranmaz; ancak temlikin geçerliliği için yazılı şekil şartına uyulması gerekir.
Temliğin noter aracılığıyla yapılması ise genel bir geçerlilik şartı değildir. Bununla birlikte noter işlemi, özellikle belgenin düzenlenmesi, imzanın aidiyeti ve işlemin ispatı bakımından uygulamada önemli bir güvence sağlayabilir.
Özellikle icra dosyasındaki alacakların, dava konusu alacakların, ticari alacakların ve yüksek miktarlı alacakların temlikinde, yalnızca bir temlik sözleşmesi imzalanmasıyla yetinilmemeli; alacağın temlike elverişli olup olmadığı, sözleşmede temlik yasağı bulunup bulunmadığı, borçluya bildirim ve temlikin ilgili dava veya icra dosyasına yansıtılması gibi hususlar ayrıca değerlendirilmelidir.
HS Hukuk Ofisi olarak alacağın temliki, temlik sözleşmelerinin hazırlanması, icra dosyalarında temlik işlemleri ve temlikten kaynaklanan uyuşmazlıklar konusunda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır.
