Aile Hukuku

Velayet Davası 2026: Velayet Kime Verilir? Velayet Nasıl Değiştirilir, Çocuğu Göstermeyen Ebeveyne Ne Olur?

Boşanma ve ayrılık davalarında tarafların en fazla önem verdiği konuların başında çocuğun velayeti gelmektedir. “Velayet anneye mi verilir?”, “Baba hangi durumlarda velayet alabilir?”, “Çocuğun yaşı velayeti etkiler mi?”, “Velayet nasıl değiştirilir?”, “Çocuğumu bana göstermiyor, ne yapabilirim?”, “Çocuğu göstermeyen anne veya babaya ne olur?”, “Ortak velayet mümkün mü?” ve “Velayet davası ne kadar sürer?” soruları uygulamada en sık karşılaşılan sorular arasındadır.

Türk hukukunda velayet konusunda temel ölçüt anne veya babanın hakkı değil, çocuğun üstün yararıdır.

Mahkeme velayet konusunda karar verirken çocuğun yaşı, ihtiyaçları, eğitim durumu, sağlık koşulları, ebeveynlerle ilişkisi, ebeveynlerin yaşam koşulları ve çocuğun gelişimi bakımından ortaya çıkabilecek riskleri birlikte değerlendirir.

Bu nedenle “Çocuk küçükse kesin anneye verilir” veya “Baba çalışıyorsa velayeti alamaz” şeklinde kesin kurallar bulunmamaktadır.


1. Velayet Nedir?

Velayet, anne ve babanın çocuk üzerindeki hak ve yükümlülüklerinin bütününü ifade eder.

Türk Medeni Kanunu’na göre ergin olmayan çocuk, kural olarak anne ve babasının velayeti altındadır.

Velayet yalnızca çocuğun kimin yanında kalacağını belirleyen bir kurum değildir.

Velayeti kendisine bırakılan ebeveyn aynı zamanda çocuğun;

  • bakımından,
  • eğitiminden,
  • korunmasından,
  • temsilinden,
  • gelişiminin desteklenmesinden

sorumludur.

Bu nedenle velayet kararı, çocuk ile ebeveyn arasındaki günlük yaşamın yanı sıra çocuğun eğitim, sağlık ve diğer önemli kararlarını da etkileyebilen önemli bir hukuki statüdür.


2. Velayet Kime Verilir?

Velayet konusunda temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Mahkeme, taraflardan birini yalnızca anne veya baba olduğu için tercih etmez.

Somut olayın özelliklerine göre;

  • çocuğun yaşı,
  • çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimi,
  • eğitim durumu,
  • sağlık ihtiyaçları,
  • anne ve baba ile kurduğu ilişki,
  • ebeveynlerin yaşam koşulları,
  • çocuğun alıştığı sosyal çevre,
  • kardeşlerin durumu,
  • ebeveynlerin çocuğun diğer ebeveyniyle ilişkisini destekleyip desteklemediği,
  • şiddet, istismar veya bağımlılık gibi risklerin bulunup bulunmadığı

değerlendirilebilir.


3. Çocuğun Yaşı Velayetin Kime Verileceğini Belirler mi?

Tek başına belirlemez.

Uygulamada özellikle küçük yaştaki çocukların bakım ihtiyaçları değerlendirilirken annenin bakım koşulları önemli olabilir.

Ancak bu durum “küçük çocuk kesinlikle anneye verilir” anlamına gelmez.

Aynı şekilde ergenlik çağındaki bir çocuğun görüşleri de değerlendirmeye alınabilir.

Burada önemli olan çocuğun yaşı ile birlikte olgunluğu, görüşünü özgürce ifade edip edemediği ve bu görüşün çocuğun üstün yararıyla uyumlu olup olmadığıdır.


4. Çocuk Kiminle Yaşamak İstediğini Söylerse Mahkeme Buna Uyar mı?

Çocuğun görüşü, özellikle yaşına ve olgunluk seviyesine göre önem taşıyabilir.

Ancak çocuk “annemle yaşamak istiyorum” veya “babamla yaşamak istiyorum” dediğinde mahkeme otomatik olarak bu yönde karar vermek zorunda değildir.

Çocuğun görüşünün;

  • özgür iradesine dayanıp dayanmadığı,
  • ebeveynlerden biri tarafından yönlendirilip yönlendirilmediği,
  • çocuğun yaşına ve olgunluğuna uygun olup olmadığı

değerlendirilebilir.

Mahkemenin temel amacı yine çocuğun üstün yararını korumaktır.


5. Boşanmada Velayet Nasıl Belirlenir?

Boşanma davasında mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken çocukların velayetinin kime bırakılacağını da düzenler.

Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesi bu konuda temel hükümlerden biridir.

Mahkeme, olanak bulunduğu ölçüde anne ve babayı dinler ve çocuk ile kişisel ilişkiyi de düzenler.

Velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında kurulacak kişisel ilişkide ise çocuğun özellikle;

  • sağlık,
  • eğitim,
  • ahlak

bakımından yararı dikkate alınır.


6. Velayet Davasında Anne mi Baba mı Daha Avantajlı?

Hukuken anne veya babaya önceden tanınmış mutlak bir üstünlük bulunmamaktadır.

Mahkeme;

“Anne olduğu için anneye”

veya

“Baba ekonomik olarak daha güçlü olduğu için babaya”

şeklinde otomatik karar vermez.

Önemli olan çocuğun hangi ebeveynin yanında fiziksel, psikolojik, sosyal ve eğitimsel açıdan daha sağlıklı şekilde gelişebileceğidir.


7. Babanın Velayeti Alabilmesi İçin Ne Gerekir?

Babanın velayeti alabilmesi için annenin mutlaka kötü bir anne olduğunun ispatlanması gerekmez.

Ancak baba, somut olayın koşullarına göre çocuğun kendi yanında kalmasının çocuğun üstün yararına daha uygun olduğunu ortaya koyabilir.

Örneğin;

  • annenin çocuğun bakımını ciddi biçimde ihmal etmesi,
  • çocuğun eğitim veya sağlık ihtiyaçlarının karşılanmaması,
  • çocuğun güvenliğini tehlikeye atan davranışlar,
  • bağımlılık,
  • şiddet,
  • istismar,
  • çocuğun diğer ebeveynle sağlıklı ilişki kurmasının engellenmesi

gibi hususlar mahkemenin değerlendirmesine konu olabilir.

Ancak iddiaların mümkün olduğunca somut delillerle desteklenmesi önemlidir.


8. Anne Çocuğu Babaya Göstermiyorsa Ne Yapılabilir?

Bu konu velayet uyuşmazlıklarında en fazla karşılaşılan sorunlardan biridir.

Velayet kendisine bırakılan ebeveynin, mahkeme tarafından belirlenen kişisel ilişki düzenine uyması gerekir.

Günümüzde çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının uygulanması, eski icra sistemi üzerinden değil, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile çocuk görüşme merkezleri üzerinden yürütülmektedir.

Kişisel ilişki hakkı bulunan ebeveyn, kararın uygulanması için ilgili müdürlüğe başvurabilir.

Bu işlemler kapsamında çocuğun teslimi ve kişisel ilişkinin kurulması uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilmektedir.


9. Çocuk Teslimi İçin İcra Dairesine mi Başvurulur?

Hayır.

7343 sayılı Kanun sonrasında çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin işlemlerde yeni bir sistem uygulanmaktadır.

Mahkeme tarafından verilen kararların yerine getirilmesi bakımından Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri (ADM) ve çocuk görüşme merkezleri önem kazanmıştır.

Bu süreçte amaç çocuğun üstün yararının korunması ve işlemlerin çocuk dostu yöntemlerle gerçekleştirilmesidir.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki işlemleri kural olarak ücretsiz şekilde yerine getirilmektedir.


10. Çocuk Görüşme Merkezleri Nedir?

Çocuk görüşme merkezleri, mahkeme tarafından verilen çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi amacıyla kullanılan, çocuk odaklı alanlardır.

İşlemler uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilebilir.

Bu süreçte;

  • psikolog,
  • pedagog,
  • sosyal çalışmacı,
  • çocuk gelişimci,
  • rehber öğretmen

gibi uzmanların görev alması mümkündür.

Amaç yalnızca çocuğun teslim edilmesi değil, bu işlemin çocuğun psikolojik ve sosyal gelişimine zarar vermeyecek şekilde gerçekleştirilmesidir.


11. Baba Çocuğu Görmeye Gidemiyorsa Ne Olur?

Mahkeme tarafından belirlenen kişisel ilişki hakkı yalnızca velayet sahibi ebeveynin değil, diğer ebeveynin de hakkıdır.

Ancak kişisel ilişki düzenlemesinin uygulanması bakımından tarafların mahkeme kararına uygun hareket etmesi gerekir.

Baba sürekli olarak kendisine tanınan kişisel ilişki günlerine gitmiyorsa, bu durum somut olayın özelliklerine göre değerlendirmeye konu olabilir.

Aynı şekilde annenin veya babanın diğer ebeveynin çocukla görüşmesini sürekli olarak engellemesi de velayet bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.


12. Çocuğu Göstermeyen Anne veya Babaya Ne Olur?

Velayet sahibi ebeveynin mahkeme kararında belirlenen kişisel ilişkiyi sürekli ve haksız şekilde engellemesi ciddi bir hukuki mesele oluşturabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesine göre mahkeme, kişisel ilişkinin düzenlenmesine ilişkin kararın gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder.

Bu nedenle çocuğu diğer ebeveyne göstermeme davranışı, koşulları oluştuğunda ileride açılacak velayet değişikliği davasında önem taşıyabilir.

Ancak her görüşmeme olayının otomatik olarak velayetin değiştirilmesine yol açacağı söylenemez.


13. Velayet Nasıl Değiştirilir?

Velayet kararı kesin ve değiştirilemez bir karar değildir.

Çocuğun durumunda önemli değişiklik meydana gelmesi veya velayetin mevcut şekilde devamının çocuğun üstün yararına aykırı hâle gelmesi durumunda velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.

Örneğin;

  • çocuğun bakımının ihmal edilmesi,
  • eğitim hayatının ciddi şekilde aksatılması,
  • sağlık ihtiyaçlarının karşılanmaması,
  • şiddet veya istismar riski,
  • ebeveynin ağır bağımlılık sorunları,
  • çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinin sistematik şekilde engellenmesi,
  • çocuğun yaşam koşullarında önemli değişiklikler

velayet değişikliği bakımından değerlendirilebilir.


14. Velayetin Değiştirilmesi Davası Ne Zaman Açılır?

Velayetin değiştirilmesi için belirli bir “iki yıl bekleme” veya “üç yıl bekleme” süresi bulunmamaktadır.

Önemli olan değişikliğin gerçekleşmesi ve çocuğun üstün yararının bunu gerektirmesidir.

Dolayısıyla boşanma kararından kısa süre sonra dahi ciddi ve yeni bir durum ortaya çıkarsa velayet değişikliği gündeme gelebilir.


15. Velayet Davasında Hangi Deliller Kullanılır?

Velayet uyuşmazlıklarında deliller somut olayın niteliğine göre değişir.

Örneğin;

  • okul kayıtları,
  • sağlık belgeleri,
  • sosyal inceleme raporları,
  • uzman görüşleri,
  • pedagog/psikolog değerlendirmeleri,
  • tanık anlatımları,
  • mesajlaşmalar,
  • fotoğraf ve video kayıtları,
  • sosyal medya içerikleri,
  • kolluk kayıtları,
  • mahkeme kararları,
  • çocukla ilgili resmi belgeler

delil olarak gündeme gelebilir.

Ancak her belge hukuken aynı ağırlıkta değildir.

Özellikle çocuğun diğer ebeveyne karşı kötülenmesi veya yönlendirilmesi iddialarında somut olayın bütününün değerlendirilmesi gerekir.


16. Velayet Davasında Sosyal İnceleme Raporu Nedir?

Mahkeme, çocuğun üstün yararının belirlenmesi bakımından gerektiğinde uzmanlardan yardım alabilir.

Sosyal inceleme kapsamında;

  • çocuğun yaşam koşulları,
  • ebeveynlerle ilişkisi,
  • eğitim durumu,
  • aile ortamı,
  • psikososyal gelişimi

değerlendirilebilir.

Bu rapor mahkeme açısından önemli bir delil olmakla birlikte mahkemeyi her durumda otomatik olarak bağlayan bir karar niteliğinde değildir.


17. Velayet Davasında Çocuğun Beyanı Önemli mi?

Evet.

Özellikle çocuğun yaşı ve olgunluğu arttıkça görüşünün değerlendirilmesi önem kazanabilir.

Ancak mahkeme çocuğun beyanını tek başına belirleyici kabul etmek zorunda değildir.

Çocuğun görüşünün özgür iradeyle verilip verilmediği ve çocuğun üstün yararıyla uyumlu olup olmadığı önemlidir.


18. Ortak Velayet Mümkün mü?

Evet.

Uygulamada ortak velayet konusunda Yargıtay kararları ve güncel hukuk uygulaması önem taşımaktadır.

Ancak ortak velayet, anne ve babanın “çocuk iki evde dönüşümlü yaşayacak” anlamına gelmez.

Ortak velayette önemli olan velayet yetkisinin anne ve baba tarafından birlikte kullanılabilmesidir.

Mahkeme, ortak velayetin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını somut olayın özelliklerine göre değerlendirmelidir.

Tarafların ortak velayet konusunda anlaşması da tek başına yeterli değildir; mahkemenin çocuğun üstün yararını gözetmesi gerekir.


19. Ortak Velayet ile Kişisel İlişki Aynı Şey mi?

Hayır.

Ortak velayette anne ve baba velayet sorumluluğunu birlikte üstlenir.

Kişisel ilişkide ise velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocukla belirli zamanlarda görüşmesi veya birlikte kalması söz konusudur.

Adalet Bakanlığı da çocuk teslimi ile kişisel ilişki kavramlarının birbirinden farklı olduğunu açıkça açıklamaktadır.


20. Velayet Kendisine Verilmeyen Baba Çocuğun Masraflarına Katılır mı?

Evet.

Velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin de çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması gerekir.

Bu yükümlülük uygulamada çoğunlukla iştirak nafakası ile gündeme gelir.

İştirak nafakasının miktarı belirlenirken;

  • çocuğun ihtiyaçları,
  • anne ve babanın gelirleri,
  • ekonomik ve sosyal durumları,
  • çocuğun eğitim ve sağlık giderleri

gibi unsurlar değerlendirilir.


21. Velayet Davasında Nafaka ile Velayet Birbirine Bağlı mı?

Velayetin hangi ebeveyne verilmesi ile iştirak nafakası birbirinden farklı hukuki konulardır.

Örneğin velayet anneye verilmişse baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında iştirak nafakası ödeyebilir.

Ancak nafaka ödenmemesi, diğer ebeveynin çocuğu görmesini engellemek için haklı bir gerekçe oluşturmaz.

Aynı şekilde çocuğun kişisel ilişki hakkının kullanılması da nafaka ödeme şartına bağlanamaz.


22. Baba Nafaka Ödemiyorsa Çocuğu Görmesi Engellenebilir mi?

Hayır.

Nafaka borcu ile çocukla kişisel ilişki hakkı birbirinden farklıdır.

Nafaka ödenmiyorsa bunun için ayrı hukuki ve icrai yollar kullanılabilir.

Çocuğun diğer ebeveynle kişisel ilişkisinin engellenmesi, nafaka borcunun tahsili için kullanılabilecek bir yöntem değildir.


23. Velayet Sahibi Çocukla Şehir Değiştirebilir mi?

Bu konu somut olayın şartlarına göre değerlendirilmelidir.

Velayet sahibi ebeveynin çocuğun yerleşim yeri, eğitim hayatı ve diğer ebeveynle kişisel ilişkisi üzerinde ciddi etkiler doğuracak şekilde taşınması hâlinde, çocuğun üstün yararı bakımından hukuki uyuşmazlık ortaya çıkabilir.

Özellikle şehir değişikliğinin;

  • çocuğun okuluna,
  • sosyal çevresine,
  • sağlık durumuna,
  • diğer ebeveynle kişisel ilişkisine

etkileri önemlidir.

Bu nedenle “velayet bende, istediğim şehre taşınırım” şeklindeki mutlak yaklaşım doğru değildir.


24. Velayet Sahibi Ebeveyn Çocuğun Pasaportunu Alabilir mi?

Çocuğun yurt dışına çıkarılması, diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkı ve çocuğun üstün yararı bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle yurt dışına yerleşme amacı taşıyan durumlarda diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkı ciddi şekilde etkilenebileceğinden mahkeme önüne uyuşmazlık gelebilir.

Somut olayda ayrıca pasaport, seyahat ve gerektiğinde koruyucu tedbirler bakımından özel değerlendirme yapılması gerekir.


25. Velayet Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Velayet uyuşmazlıklarında görevli mahkeme kural olarak Aile Mahkemesidir.

Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde kanundaki görev kuralları çerçevesinde belirlenen mahkeme aile mahkemesi sıfatıyla görev yapabilir.

Yetki konusunda ise boşanma davasının devam edip etmediği, tarafların yerleşim yerleri ve çocuğun durumu gibi unsurlar dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle dava açılmadan önce yetki kurallarının somut olay üzerinden kontrol edilmesi gerekir.


26. Velayet Davası Ne Kadar Sürer?

Velayet davaları için Türkiye genelinde geçerli sabit bir süre bulunmamaktadır.

Davanın süresini;

  • mahkemenin iş yükü,
  • sosyal inceleme yapılması,
  • uzman incelemesi,
  • tanıkların dinlenmesi,
  • delillerin toplanması,
  • tarafların talepleri,
  • çocuğun dinlenmesinin gerekip gerekmediği,
  • kanun yoluna başvurulması

etkileyebilir.

Ancak çocuğun korunması gereken acil bir durum varsa dava sürecinin sonunu beklemek gerekmeyebilir.


27. Velayet Davasında Tedbiren Velayet Verilebilir mi?

Evet.

Boşanma veya velayet uyuşmazlığı devam ederken çocuğun geçici olarak hangi ebeveynin yanında kalacağı konusunda mahkeme tarafından tedbir niteliğinde düzenlemeler yapılabilir.

Çocuğun güvenliği, bakım ihtiyacı ve mevcut yaşam koşulları bu değerlendirmede önem taşır.

Acil durumlarda mahkemeden çocuğun korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınması ayrıca talep edilebilir.


28. Velayet Hangi Durumlarda Anne veya Babadan Alınabilir?

Türk Medeni Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında velayetin kaldırılması gündeme gelebilecek durumlar arasında;

  • ana ve babanın deneyimsizliği,
  • hastalığı,
  • başka bir yerde bulunması,
  • benzeri sebeplerden dolayı velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi,
  • çocuğa yeterli ilgi göstermemesi,
  • çocuğa karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması

gibi durumlar bulunmaktadır.

Velayetin kaldırılması, velayetin değiştirilmesinden farklı hukuki sonuçlar doğurur.

Bu nedenle somut olayın niteliğine göre doğru hukuki talebin belirlenmesi gerekir.


29. Velayet Kendiliğinden Değişir mi?

Hayır.

Anne veya babanın başka bir şehirde yaşamaya başlaması, yeniden evlenmesi veya iş değiştirmesi tek başına velayetin otomatik olarak değişmesine neden olmaz.

Ancak bu değişiklikler çocuğun üstün yararını ciddi şekilde etkiliyorsa velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.


30. Anne veya Baba Yeniden Evlenirse Velayet Kaybedilir mi?

Hayır.

Ebeveynin yeniden evlenmesi tek başına velayetin değiştirilmesi veya kaldırılması sebebi değildir.

Ancak yeni eşin veya yeni aile ortamının çocuğun güvenliği, sağlığı, eğitimi veya psikolojik gelişimi açısından ciddi bir risk oluşturması hâlinde somut olay ayrıca değerlendirilir.


31. Velayet Sahibi Ebeveyn Ölürse Velayet Kime Geçer?

Velayet sahibinin ölümü hâlinde diğer ebeveynin durumu, çocuğun mevcut şartları ve kanuni düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilir.

Velayet konusunda otomatik ve her olay için aynı sonucu doğuran bir yaklaşım yerine çocuğun üstün yararı ve somut olayın koşulları dikkate alınır.


32. Velayet Davasında En Çok Kullanılan Hukuki Dayanaklar

Velayet uyuşmazlıklarında özellikle aşağıdaki Türk Medeni Kanunu hükümleri önem taşımaktadır:

MaddeKonu
TMK m. 182Boşanma veya ayrılık hâlinde çocukların durumu, kişisel ilişki ve çocuğun üstün yararı
TMK m. 183Durumun değişmesi hâlinde önlemler
TMK m. 335Çocuğun velayet altında bulunması
TMK m. 336Evlilik devam ederken velayetin kullanılması
TMK m. 337Ana ve babanın evli olmaması
TMK m. 339Çocuğun eğitimi ve korunması
TMK m. 340Çocuğun bakım ve eğitimi
TMK m. 341Çocuğun dinî eğitimi
TMK m. 342Çocuğun temsili
TMK m. 346Çocuğun korunması
TMK m. 348Velayetin kaldırılması
TMK m. 349Velayetin kaldırılmasının sonuçları
TMK m. 350Velayetin kaldırılması hâlinde çocuk için gerekli önlemler
TMK m. 351Velayetin yeniden verilmesi
TMK m. 352Çocuğun bakım ve eğitim giderleri

Bunlara ek olarak TMK m. 323 ve devamındaki kişisel ilişki hükümleri de velayet davalarının önemli bir bölümünde gündeme gelmektedir. TMK m.323, anne ve babadan her birinin velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkını düzenlemektedir.


33. Velayet Davasında En Önemli Kriter: Çocuğun Üstün Yararı

Velayet uyuşmazlıklarında mahkemenin temel amacı anne veya babayı ödüllendirmek değildir.

Asıl amaç çocuğun fiziksel, psikolojik, sosyal ve eğitimsel gelişimi bakımından en uygun ortamı belirlemektir.

Bu nedenle mahkeme;

“Anne ne istiyor?”

veya

“Baba ne istiyor?”

sorularından ziyade,

“Çocuk için en uygun çözüm nedir?”

sorusuna odaklanır.


34. Velayet Davası Açmayı Düşünenlerin Dikkat Etmesi Gerekenler

Velayet davası açmadan önce şu hususlar değerlendirilmelidir:

  1. Mevcut bir velayet kararı var mı?
  2. Çocuğun mevcut yaşam koşulları nasıl?
  3. Velayetin değiştirilmesini gerektiren yeni bir olay meydana geldi mi?
  4. Çocuğun eğitim ve sağlık durumu nasıl?
  5. Diğer ebeveynle kişisel ilişki sağlıklı şekilde kuruluyor mu?
  6. Çocuğun görüşünün alınması gerekiyor mu?
  7. Sosyal inceleme raporu alınması gerekli mi?
  8. Acil bir tedbir ihtiyacı var mı?
  9. Mevcut mahkeme kararı çocuk teslimi bakımından uygulanıyor mu?
  10. İddiaları destekleyen somut deliller mevcut mu?

Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca “çocuğun velayetini istiyorum” şeklinde dava açılması yeterli değildir.


35. Sonuç: Velayet Davasında Kazanan Değil, Çocuğun Üstün Yararı Esastır

Velayet, boşanma sonrasında anne ve baba arasındaki rekabetin konusu değil, çocuğun geleceğini doğrudan etkileyen bir hukuki kurumdur.

Türk hukukunda velayet konusunda temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Mahkeme karar verirken çocuğun;

  • yaşı,
  • gelişimi,
  • eğitim hayatı,
  • sağlık durumu,
  • psikolojik durumu,
  • anne ve baba ile ilişkisi,
  • yaşam koşulları

başta olmak üzere somut olayın bütün özelliklerini değerlendirir.

Ayrıca günümüzde çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararların uygulanmasında Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile çocuk görüşme merkezleri önemli bir rol üstlenmektedir. Bu işlemlerin çocuk merkezli ve uzmanlar eşliğinde yürütülmesi amaçlanmaktadır.

Bu nedenle velayet uyuşmazlıklarında yalnızca dava açılması değil, doğru hukuki sebebin belirlenmesi, çocuğun üstün yararının somutlaştırılması, delillerin doğru sunulması ve mevcut kişisel ilişki kararlarının usulüne uygun şekilde uygulanması büyük önem taşımaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir