Sözleşmeler Hukuku

Tahkim Nedir? Tahkim Yoluyla Uyuşmazlık Çözümü ve Hukuki Süreç

Uyuşmazlıkların çözümünde devlet mahkemelerine başvurmak her zaman tek seçenek değildir. Hukuk sisteminde, tarafların belirli şartlar altında uyuşmazlıklarını bağımsız hakemler aracılığıyla çözmelerine imkân tanıyan tahkim, özellikle ticari ilişkilerde ve uluslararası sözleşmelerde önem taşıyan bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Tahkime başvurulabilmesi için gereken şartlar, hangi uyuşmazlıkların tahkim kapsamında değerlendirilebileceği ve hakem kararlarına karşı hangi hukuki yollara başvurulabileceği, sürecin doğru anlaşılması açısından önemlidir.

  1. Tahkim Nedir?

Tahkim, tarafların aralarında doğmuş veya ileride doğabilecek belirli hukuki uyuşmazlıkların çözümünü, kanunun izin verdiği ölçüde, devlet mahkemeleri yerine bir veya birden fazla hakeme bırakmalarıdır.

Hakem veya hakem kurulu, tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirerek uyuşmazlık hakkında karar verir. Tahkim, tarafların anlaşmasına dayanan ancak kanuni düzenlemelere tabi olan bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Tahkimin temel özellikleri şunlardır:

  • Geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunması gerekir.
  • Hakemler bağımsız ve tarafsız hareket etmelidir.
  • Taraflara iddia ve savunmalarını sunma imkânı tanınmalıdır.
  • Yargılama, uygulanacak mevzuat ve kararlaştırılan tahkim kuralları çerçevesinde yürütülür.
  • Hakem kararları bağlayıcıdır; ancak kanunda öngörülen hukuki denetim yolları saklıdır.
  1. Türkiye’de Tahkime İlişkin Hukuki Düzenlemeler

Türk hukukunda tahkim, uyuşmazlığın niteliğine ve yabancılık unsuru taşıyıp taşımamasına göre farklı düzenlemelere tabidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 407–444. maddeleri, Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamında kalan uyuşmazlıklar dışında, tahkim yeri Türkiye olarak belirlenen uyuşmazlıklarda uygulanan temel düzenlemeleri içerir.

4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) ise kanunda belirtilen şartları taşıyan milletlerarası tahkim uyuşmazlıklarını düzenler. Bu Kanunun uygulanmasında yabancılık unsuru, tahkim yeri ve kanunda belirtilen diğer koşullar önem taşır.

Bunların yanında, tarafların kararlaştırdığı kurumsal tahkim kuralları ve Türkiye’nin taraf olduğu ilgili uluslararası sözleşmeler de somut uyuşmazlık bakımından önem taşıyabilir.

Bu nedenle, tahkim sürecinde uygulanacak kuralların uyuşmazlığın özelliklerine göre belirlenmesi gerekir.

  1. Hangi Uyuşmazlıklarda Tahkim Yoluna Başvurulabilir?

Tahkim, özellikle tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği özel hukuk uyuşmazlıklarında gündeme gelir.

Örneğin;

  • Ticari sözleşmelerden kaynaklanan alacak ve tazminat uyuşmazlıkları,
  • Şirketler arasındaki sözleşmesel uyuşmazlıklar,
  • Uluslararası mal ve hizmet alım satımından doğan uyuşmazlıklar,
  • İnşaat ve proje sözleşmelerinden kaynaklanan tahkime elverişli uyuşmazlıklar,
  • Tarafların geçerli bir tahkim şartı kararlaştırdığı diğer özel hukuk uyuşmazlıkları

tahkim yoluyla çözülebilir.

Bununla birlikte, her özel hukuk uyuşmazlığı tahkime elverişli değildir. HMK m. 408 ve MTK m. 1 uyarınca, Türkiye’de bulunan taşınmazlar üzerindeki ayni haklara ilişkin uyuşmazlıklar ile iki tarafın iradelerine tabi olmayan uyuşmazlıklar ilgili düzenlemeler kapsamında tahkim dışında kalır.

Taşınmazla bağlantılı her uyuşmazlık aynı nitelikte değildir. Örneğin, taşınmazın aynına ilişkin bir uyuşmazlık ile taşınmazla ilgili bir sözleşmeden doğan alacak uyuşmazlığının tahkime elverişliliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Ayrıca tüketici, iş ve diğer özel mevzuata tabi uyuşmazlıklarda, tahkim anlaşmasının geçerliliği ve tahkime başvurulabilirlik ilgili özel hükümler çerçevesinde incelenmelidir.

  1. Tahkim Anlaşması Nedir ve Nasıl Yapılır?

Tahkim sürecinin temelini, tarafların uyuşmazlığın hakemler tarafından çözümlenmesi konusunda anlaşması oluşturur.

Tahkim anlaşması iki şekilde yapılabilir:

Sözleşmeye tahkim şartı eklenmesi: Taraflar, aralarındaki asıl sözleşmeye, sözleşmeden doğabilecek uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümleneceğine ilişkin bir hüküm koyabilir.

Ayrı bir tahkim sözleşmesi yapılması: Taraflar, mevcut bir uyuşmazlığın veya belirli bir hukuki ilişkiden doğabilecek uyuşmazlıkların çözümü için ayrıca tahkim anlaşması yapabilir.

HMK m. 412 ve MTK m. 4 uyarınca tahkim anlaşmasının kanunda öngörülen yazılı şekil şartını karşılaması gerekir. Kanuni koşulların sağlanması kaydıyla elektronik ortamda kurulan anlaşmalar da bu şartı karşılayabilir.

Tahkim şartı hazırlanırken uyuşmazlıkların kapsamının, tahkim yerinin, hakemlerin seçilme yönteminin ve uygulanacak tahkim kurallarının açık biçimde belirlenmesi, ileride ortaya çıkabilecek usul uyuşmazlıklarının önlenmesine yardımcı olur.

  1. Tahkim Süreci Nasıl İşler?

Tahkim yargılaması, uyuşmazlığın niteliğine, uygulanacak kanuna ve tarafların anlaşmasına göre farklılık gösterebilir. Genel olarak süreç şu aşamalardan oluşur:

  1. Tahkim anlaşmasının incelenmesi: Geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunup bulunmadığı ve uyuşmazlığın tahkime elverişli olup olmadığı değerlendirilir.
  2. Hakem veya hakem kurulunun belirlenmesi: Hakemler, tarafların anlaşmasına ve uygulanacak kurallara göre seçilir.
  3. Dilekçelerin ve delillerin sunulması: Taraflar iddia ve savunmalarını, dayandıkları belgeleri ve diğer delilleri sunar.
  4. Yargılamanın yürütülmesi: Uygulanacak kurallara göre yazılı beyanlar alınabilir, duruşma yapılabilir ve gerekli incelemeler gerçekleştirilebilir.
  5. Hakem kararının verilmesi: Hakem veya hakem kurulu, uyuşmazlığı değerlendirerek kararını ilgili mevzuata uygun biçimde verir.

Tahkim yargılamasının süresi; uyuşmazlığın kapsamına, delillerin niteliğine, hakem sayısına ve uygulanacak tahkim kurallarına göre değişebilir.

  1. Tahkim ile Mahkeme Yargılaması Arasındaki Farklar

Tahkim ile devlet mahkemelerinde görülen davalar arasında önemli farklılıklar bulunur.

Mahkeme yargılamasında görevli ve yetkili mahkeme kanun hükümlerine göre belirlenirken tahkimde hakemlerin seçimi ve yargılama usulü, uygulanacak kurallar çerçevesinde tarafların anlaşmasıyla şekillenebilir.

Tahkim, bazı uyuşmazlıklarda daha esnek bir yargılama usulü ve daha kısa bir çözüm süreci sağlayabilir. Bununla birlikte, tahkimin her zaman mahkeme yargılamasından daha hızlı veya daha ekonomik olduğu söylenemez. Hakem ücretleri, kurumsal tahkim giderleri ve uyuşmazlığın karmaşıklığı toplam maliyeti etkileyebilir.

Mahkeme kararlarına karşı kanunda öngörülen şartlarla istinaf ve temyiz yollarına başvurulabilirken hakem kararları bakımından farklı bir hukuki denetim sistemi uygulanır. Tahkim kararlarına karşı uyuşmazlığın esasını yeniden inceleyen olağan bir kanun yolu kural olarak bulunmaz. Bununla birlikte, ilgili kanunlarda belirtilen şartlarla iptal davası açılabilir.

  1. Hakem Kararlarına Karşı İtiraz Edilebilir mi?

Hakem kararları, kural olarak taraflar açısından bağlayıcıdır. Ancak bu durum, kararların hiçbir şekilde yargısal denetime tabi olmadığı anlamına gelmez.

HMK m. 439 ve MTK m. 15, ilgili kanunların uygulandığı tahkim kararlarına karşı iptal davası açılabilecek hâlleri düzenler.

İptal sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Örneğin;

  • Geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunmaması,
  • Taraflardan birinin usulüne uygun şekilde temsil edilmemesi,
  • Hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmesi,
  • Hakem kararının tahkim anlaşmasının kapsamını aşması,
  • Hakem seçimi veya yargılama usulünün kanuna ya da tarafların anlaşmasına aykırı olması ve bu aykırılığın kanuni iptal sebebi oluşturması

ilgili kanuni koşulların bulunması hâlinde iptal incelemesine konu olabilir.

İptal davası, uyuşmazlığın esasının baştan sona yeniden incelendiği olağan bir kanun yolu değildir. Başvuru süresi, görevli mahkeme ve diğer usul şartları bakımından uygulanacak kanunun dikkatle değerlendirilmesi gerekir. HMK ve MTK kapsamında iptal davası açılması için kanunda öngörülen süreler bulunduğundan, kararın tebliği ve varsa kararın düzeltilmesine ilişkin süreçler ayrıca incelenmelidir.

  1. Tahkim Kararları Uygulanabilir mi?

Hakem kararlarının hukuki sonuçları, tahkimin türüne ve kararın verildiği yere göre değişebilir.

Türkiye’de yürütülen ulusal tahkimde HMK’nın tahkime ilişkin hükümleri, hakem kararının verilmesi ve sonuçları bakımından önem taşır. Milletlerarası tahkimde ise MTK hükümleri uygulanabilir.

Yabancı ülkelerde verilen hakem kararlarının Türkiye’de tanınması veya icra edilebilmesi bakımından ilgili uluslararası sözleşmeler, özellikle 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında New York Sözleşmesi ile uygulanabildiği ölçüde Türk hukukundaki ilgili hükümler gündeme gelebilir.

Bu nedenle, bir hakem kararının verilmiş olması ile kararın Türkiye’de veya başka bir ülkede fiilen icra edilebilmesi aynı hukuki mesele değildir. Kararın verildiği yer, uygulanacak mevzuat ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç

Tahkim, taraflara belirli özel hukuk uyuşmazlıklarını hakemler aracılığıyla çözme imkânı sunan önemli bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Özellikle ticari ve uluslararası ilişkilerde tercih edilebilmekle birlikte, tahkime başvurulabilmesi uyuşmazlığın niteliğine, geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunmasına ve uygulanacak mevzuata bağlıdır.

Tahkim şartının sözleşmeye eklenmesinden hakem kararının uygulanmasına kadar her aşamada ilgili kanuni düzenlemelerin dikkate alınması gerekir. Somut uyuşmazlık bakımından tahkimin uygun bir yöntem olup olmadığının değerlendirilmesi, usule ilişkin sorunların ve hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir