Genel

Sıfır Araç Kusurlu Çıkarsa Ne Yapılır? Para İadesi ve Araç Değişimi Hakkı

Sıfır kilometre araç satın aldıktan sonra boya veya kaporta kusuru, mekanik arıza ya da üretim hatasıyla karşılaşmak tüketiciler açısından önemli bir sorun oluşturabilir. Özellikle aracın daha önce boyandığının veya onarım gördüğünün sonradan anlaşılması, tüketicilerin para iadesi ya da araç değişimi hakkının bulunup bulunmadığı konusunda soru işaretlerine yol açar.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında, gerekli şartların oluşması hâlinde tüketiciler sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim haklarını kullanabilir.

1. Sıfır araçta boya veya kaporta kusuru ayıplı mal sayılır mı?

6502 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre ayıplı mal; tüketiciye teslim edildiği sırada sözleşmeye uygun olmayan veya objektif olarak taşıması gereken özellikleri taşımayan maldır.

Sıfır kilometre araçlarda aşağıdaki durumlar, somut olayın özelliklerine göre ayıplı mal kapsamında değerlendirilebilir:

  • Aracın daha önce boyandığının veya kaporta onarımı gördüğünün sonradan anlaşılması,
  • Teslim sırasında mevcut olan ancak tüketiciye bildirilmeyen çizik, göçük ve benzeri kusurlar,
  • Motor, şanzıman, fren veya elektronik sistemlerde üretim kaynaklı arızalar,
  • Satışta belirtilen donanım ve özelliklerin araçta bulunmaması.

Ancak her boya işlemi veya küçük kusur kendiliğinden ayıplı mal sonucunu doğurmaz. Kusurun niteliği, aracın değerine ve kullanımına etkisi, satış öncesinde açıklanıp açıklanmadığı ve teknik inceleme sonuçları birlikte değerlendirilir.

2. Sıfır araçta boya veya üretim hatası çıkarsa ne yapılmalı?

Aracın kusurlu olduğunun fark edilmesi hâlinde öncelikle mevcut durumun belgelenmesi ve satıcıya yazılı bildirim yapılması önemlidir.

Tüketicinin şu adımları izlemesi yararlı olabilir:

  • Kusuru fotoğraf ve videolarla belgelemek,
  • Satış sözleşmesini, faturayı ve teslim tutanağını saklamak,
  • Gerektiğinde yetkili servis veya bağımsız uzmandan teknik inceleme almak,
  • Kusuru ve talep edilen çözümü satıcıya yazılı olarak bildirmek,
  • Servis kayıtlarını, ekspertiz raporlarını ve satıcıyla yapılan yazışmaları muhafaza etmek.

Özellikle aracın daha önce boyandığı veya onarıldığı iddiasında, işlemin ne zaman yapıldığının ve araç teslim edilmeden önce mevcut olup olmadığının belirlenmesi önemlidir.

Kusurun teslim sırasında mevcut olması ile aracın tesliminden sonra meydana gelen bir hasardan kaynaklanması birbirinden ayrılmalıdır. Bu ayrım, tüketicinin haklarının değerlendirilmesinde belirleyici olabilir.

3. Sıfır araçta para iadesi ve araç değişimi hakkı

6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi, ayıplı mal durumunda tüketiciye dört seçimlik hak tanır.

Sözleşmeden dönme: Tüketici, aracı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek ödediği bedelin iadesini talep edebilir.

Ayıp oranında bedel indirimi: Tüketici, aracı elinde tutarak ayıp nedeniyle satış bedelinde indirim yapılmasını isteyebilir.

Ücretsiz onarım: Kanuni koşulların oluşması hâlinde, onarımın bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım talep edilebilir.

Ayıpsız misliyle değişim: Kanuni şartlar çerçevesinde aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesi istenebilir.

Bu hakların kullanılması bakımından tüketicinin talebi, ayıbın niteliği ve kanundaki koşullar birlikte değerlendirilir. Özellikle ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim taleplerinde aşırı masraf ve orantısızlık ölçütleri önem taşıyabilir.

Dolayısıyla sıfır araçta kusur bulunması, her durumda otomatik olarak para iadesi veya araç değişimi yapılacağı anlamına gelmez. Bununla birlikte satıcının tüketiciyi doğrudan yalnızca onarım seçeneğine yönlendirebileceği de söylenemez. Uyuşmazlık, kanuni seçimlik haklar ve somut olayın koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

4. İlk altı ayda ortaya çıkan kusurlarda ispat yükü kime aittir?

6502 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre, malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren ilk altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde mevcut olduğu kabul edilir. Bu durumda, malın ayıplı olmadığını ispat yükü kural olarak satıcıya aittir.

Ancak bu karine, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmayan durumlarda uygulanmaz.

Örneğin sıfır araçta teslimden sonraki ilk altı ay içinde üretim kaynaklı bir arızanın ortaya çıkması, ayıbın teslim tarihinde mevcut olduğuna ilişkin kanuni karinenin uygulanmasını gündeme getirebilir. Kusurun niteliği, kullanım koşulları ve teknik inceleme sonuçları da değerlendirmede önem taşır.

İlk altı aylık sürenin geçmesi, tüketicinin bütün haklarını kaybettiği anlamına gelmez. Ancak ispat yükünün değerlendirilmesi değişebilir. Bu nedenle teknik raporların ve servis kayıtlarının saklanması önemlidir.

5. Sıfır araçtaki kusur nedeniyle nereye başvurulur?

Satıcıyla uyuşmazlığın çözülememesi hâlinde başvurulacak merci, uyuşmazlığın değerine ve talebin niteliğine göre belirlenir.

2026 yılı itibarıyla, değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetlerine başvurulabilir. Değeri 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar tüketici hakem heyetlerinin görev alanı dışındadır. Bu durumda, uyuşmazlığın niteliğine göre dava şartı arabuluculuk ve ardından tüketici mahkemesi gündeme gelebilir. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Kanundaki istisnalar saklıdır.

Özellikle sıfır araçlarda uyuşmazlık değeri ve talep konusu dikkatle belirlenmelidir. Para iadesi, araç değişimi veya bedel indirimi taleplerinde başvurulacak hukuki yol, somut uyuşmazlığın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Başvuru veya dava sürecinde satış sözleşmesi, fatura, teslim tutanağı, servis kayıtları, teknik inceleme raporları, fotoğraflar ve satıcıyla yapılan yazışmalar önem taşıyabilir.

6. Sıfır araçtaki ayıplar için zamanaşımı süresi nedir?

6502 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca, daha uzun bir süre öngörülmediği takdirde ayıplı maldan sorumluluk, malın tüketiciye tesliminden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.

Ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi hâlinde zamanaşımına ilişkin istisnalar gündeme gelebilir. Bu nedenle değerlendirme yapılırken ayıbın niteliği, ortaya çıkış zamanı ve olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.

Tüketicilerin hak kaybı yaşamamak için kusuru fark ettiklerinde gecikmeden gerekli belgeleri toplaması ve hukuki durumlarını değerlendirmesi yararlı olacaktır.

Sonuç

Sıfır kilometre aracın boya, kaporta veya üretim kaynaklı bir kusurla teslim edilmesi ya da bu kusurun sonradan ortaya çıkması, kanuni şartların oluşması hâlinde tüketiciye çeşitli haklarını kullanma imkânı sağlayabilir.

Para iadesi, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim taleplerinin değerlendirilmesinde kusurun niteliği, teslim anındaki durum, ispat yükü ve ilgili kanun hükümleri önem taşır.

HS Hukuk Ofisi, tüketici uyuşmazlıklarında hakların ve başvuru yollarının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi konusunda hukuki danışmanlık sunmaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlıklarda hukuki değerlendirme, olayın özelliklerine ve yürürlükteki mevzuata göre ayrıca yapılmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir