Genel, İcra ve İflas Hukuku

İstihkak Davası 2026: Haczedilen Malın Hacizden Kurtarılması, 7 Günlük Süre, Dava Açma Usulü, Dava Değeri ve Harç Hesaplama

Giriş

İcra takibi sırasında borçluya ait olduğu kabul edilerek haczedilen bir malın gerçekte üçüncü kişiye ait olması, uygulamada istihkak uyuşmazlığını doğurur.

İstihkak kurumu, üçüncü kişinin mülkiyet veya diğer ayni hakkının, borçlunun alacaklıları tarafından gerçekleştirilen haciz işlemine karşı korunmasını amaçlar.

Ancak istihkak uyuşmazlığı yalnızca “haczedilen mal kime ait?” sorusundan ibaret değildir. Haczin kimin zilyetliğinde yapıldığı, istihkak iddiasının hangi tarihte ileri sürüldüğü, alacaklı veya borçlunun bu iddiaya itiraz edip etmediği, icra müdürlüğünün hangi prosedürü uyguladığı, İİK m.96, 97 veya 99 hükümlerinden hangisinin somut olaya uygulanacağı, haczin devam edip etmediği ve mahcuzun satılıp satılmadığı davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle istihkak davalarında süre, usul ve delil stratejisi, en az mülkiyet iddiasının kendisi kadar önemlidir.

İstihkak hükümlerinin temel dayanakları 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 96, 97, 97/a ve 99. maddeleridir.


  1. İstihkak Davası Nedir?

İstihkak davası, icra takibi kapsamında haczedilen bir mal üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğunu ileri süren kişinin, bu hakkının haciz nedeniyle ihlal edilmesini önlemek amacıyla başvurduğu hukuki yoldur.

Örneğin;

A, B’den olan alacağı nedeniyle B hakkında icra takibi başlatmıştır. B’nin işyerinde yapılan haciz sırasında C’ye ait olan bir makine de haczedilmiştir.

Bu durumda C;

«“Bu makine borçlu B’ye değil, bana aittir.”»

diyerek istihkak iddiasında bulunabilir.

İstihkak uyuşmazlığında mahkemenin inceleyeceği temel mesele, haciz tarihinde mahcuz üzerinde üçüncü kişinin ileri sürdüğü hakkın mevcut olup olmadığı ve bu hakkın hacze karşı korunup korunamayacağıdır.


  1. İstihkak İddiası ile İstihkak Davası Aynı Şey Değildir

Uygulamada en önemli kavramsal ayrımlardan biri budur.

İstihkak iddiası, icra takibi içerisindeki ilk aşamadır.

İstihkak davası ise kanunda öngörülen şartların oluşması halinde mahkeme önüne taşınan uyuşmazlıktır.

İİK m.96 uyarınca, borçlunun elinde bulunan bir malın üçüncü kişiye ait olduğu ileri sürüldüğünde icra dairesi bu iddiayı haciz ve icra tutanağına geçirir. Alacaklı ve borçluya itirazlarını bildirmeleri için üç günlük süre verilir. Ayrıca malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü kişinin, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içerisinde istihkak iddiasında bulunması gerekir.

Dolayısıyla:

Haciz → istihkak iddiası → itiraz → icra müdürlüğü işlemi → icra mahkemesi süreci → gerekiyorsa istihkak davası

şeklindeki sistemin birbirinden ayrılması gerekir.


  1. İstihkak Davasında İİK m.96, 97 ve 99 Ayrımı

İstihkak dosyalarında yapılması gereken ilk hukuki tespitlerden biri, mahcuzun haciz sırasında kimin zilyetliğinde bulunduğudur.

A. İİK m.96 – Borçlunun zilyetliği

Mahcuz mal borçlunun elinde bulunuyorsa ve üçüncü kişi bu mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia ediyorsa, İİK m.96’daki hazırlık prosedürü gündeme gelir.

İcra dairesi istihkak iddiasını tutanağa geçirir ve alacaklı ile borçluya itirazlarını bildirmeleri için üç günlük süre verir.

Ayrıca malın haczini öğrenen üçüncü kişinin, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içerisinde istihkak iddiasında bulunması gerekir.

B. İİK m.97 – İstihkak iddiasına itiraz

İstihkak iddiasına alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse icra memuru dosyayı icra mahkemesine verir.

İcra mahkemesi, dosyayı inceleyerek takibin devamına veya ertelenmesine karar verebilir.

Takibin ertelenmesine karar verilmesi halinde, davacının haksız çıkması ihtimaline karşı teminat alınması mümkündür.

İİK m.97/6 bakımından ayrıca kritik bir süre vardır:

Üçüncü kişi, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde istihkak davası açmalıdır.

Bu sürede dava açılmazsa üçüncü kişi alacaklıya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.

Dolayısıyla vatandaşların sıklıkla ifade ettiği:

«“İstihkak davası yedi gün içinde açılır.”»

cümlesi eksiktir.

Hangi yedi günün söz konusu olduğu ve sürenin hangi işlemden itibaren başladığı somut olay üzerinden belirlenmelidir.

C. İİK m.99 – Üçüncü kişinin zilyetliği

Mahcuz mal borçlunun elinde değil, üçüncü kişinin zilyetliğinde bulunuyorsa farklı bir prosedür uygulanır.

İİK m.99’a göre icra müdürü, alacaklıya üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için yedi günlük süre verir.

Alacaklı bu süre içerisinde dava açmazsa üçüncü kişinin istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.

Ayrıca süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar mahcuz malın satışı yapılamaz.

Burada dikkat edilmesi gereken kritik nokta şudur:

İİK m.99’da yedi günlük dava açma yükümlülüğü üçüncü kişiye değil, alacaklıya aittir.

Bu ayrım istihkak dosyalarında son derece önemlidir.


  1. İstihkak Davası Ne Zaman Açılır?

İstihkak davasının ne zaman açılacağı, uyuşmazlığın hangi prosedüre tabi olduğuna göre değişir.

İİK m.96 kapsamında

Üçüncü kişi, haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde istihkak iddiasında bulunmalıdır.

İİK m.97 kapsamında

İstihkak iddiasına itiraz edilip icra mahkemesi tarafından karar verilmişse, üçüncü kişi kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde istihkak davası açmalıdır.

İİK m.99 kapsamında

Mal üçüncü kişinin zilyetliğinde ise icra müdürü alacaklıya yedi günlük dava açma süresi verir. Alacaklı süresinde dava açmazsa üçüncü kişinin istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.


  1. 7 Günlük Süre Nasıl Hesaplanır?

İstihkak dosyasında süre hesabı yapılırken önce sürenin hukuki dayanağı belirlenmelidir.

Örneğin İİK m.97/6 kapsamındaki bir dosyada:

İcra mahkemesi karar tarihi: 10 Eylül 2026
Kararın tebliğ tarihi: 15 Eylül 2026

ise öncelikle kararın tefhim edilip edilmediği ve tebliğin usulüne uygun olup olmadığı incelenmelidir.

Çünkü süre hesabında yalnızca takvim üzerinden işlem yapmak yeterli değildir.

Avukatın dosyada şu tarihleri ayrı ayrı tespit etmesi gerekir:

İşlem| Tarih
Haciz| …
Haczin öğrenilmesi| …
İstihkak iddiası| …
Alacaklının itirazı| …
Borçlunun itirazı| …
İcra müdürlüğü işlemi| …
İcra mahkemesi kararı| …
Tefhim| …
Tebliğ| …
İstihkak davası| …

Süre hesabında yanlış başlangıç tarihi alınması, davanın esasına hiç girilmeden usulden sonuçlanmasına neden olabilir.


  1. İstihkak Davası Hangi Mahkemede Açılır?

İİK’nın 96 ve devamı maddeleri kapsamında görülen istihkak davaları bakımından görevli mahkeme icra mahkemesidir.

Yargıtay’ın mevcut iş bölümü düzenlemesinde de İİK’nın 96 ve devamı maddeleri uyarınca açılan istihkak davaları ile İİK m.96, 97 ve 99 kapsamındaki haciz işlemlerine yönelik şikâyetlerden doğan kararların ilgili temyiz incelemesinin Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından yapıldığı belirtilmektedir.

Ancak burada önemli bir husus vardır:

Şikâyet, istihkak iddiası ve istihkak davası aynı hukuki başvuru değildir.

Bu nedenle dava dilekçesinde ileri sürülen maddi vakıalar ve talep sonucu dikkatle değerlendirilmelidir.


  1. İstihkak Davası Nasıl Açılır?

İstihkak davası açmadan önce öncelikle icra dosyası tamamen incelenmelidir.

Birinci aşama: İcra dosyasının incelenmesi

Özellikle;

  • takip talebi,
  • ödeme emri,
  • haciz tutanağı,
  • istihkak iddiası,
  • itirazlar,
  • icra müdürlüğü kararları,
  • tebligatlar,
  • satış talebi,
  • kıymet takdiri,
  • satış ilanı

incelenmelidir.

İkinci aşama: Mahcuzların belirlenmesi

Dava konusu mallar tek tek belirlenmelidir.

Örneğin:

1 adet araç, 2 adet bilgisayar, 1 adet makine ve 30 adet ticari ürün.

Üçüncü aşama: Mülkiyet delillerinin toplanması

Malın üçüncü kişiye ait olduğunu gösteren;

  • fatura,
  • banka dekontu,
  • satış sözleşmesi,
  • ruhsat,
  • kira sözleşmesi,
  • leasing sözleşmesi,
  • ticari defter,
  • stok kaydı,
  • vergi kaydı,
  • teslim belgesi,
  • garanti belgesi

gibi deliller toplanmalıdır.

Dördüncü aşama: Süre kontrolü

İİK m.96, 97 ve 99 bakımından hangi sürenin uygulandığı tespit edilmelidir.

Beşinci aşama: Dava değeri

Takip alacağı ile istihkaka konu mahcuzların değeri karşılaştırılmalıdır.

Altıncı aşama: Dava dilekçesi

Dilekçede;

  • icra dosyası,
  • haciz tarihi,
  • haciz adresi,
  • mahcuz mallar,
  • üçüncü kişinin hakkı,
  • malın edinilme şekli,
  • istihkak iddiası,
  • itiraz süreci,
  • hukuki sebepler,
  • deliller,
  • talep sonucu

açıkça ortaya konulmalıdır.

Yedinci aşama: Harç ve giderler

Harca esas değer belirlenerek dava açılış harcı ve giderleri hesaplanmalıdır.

Sekizinci aşama: UYAP üzerinden dava açılması

Avukatlar UYAP Avukat Portal üzerinden dava açabilir, evrak gönderebilir ve harç/masraf ödemelerini elektronik ortamda gerçekleştirebilir.


  1. İstihkak Davasında Dava Değeri Nasıl Hesaplanır?

İstihkak davalarının önemli teknik konularından biri dava değeridir.

Yargıtay uygulamasında istihkak davalarında dava değeri kural olarak:

Takip konusu alacak miktarı ile hacizli mahcuzların değerinden düşük olan miktar

üzerinden belirlenmektedir.

Örnek 1

Takip konusu alacak:

1.000.000 TL

İstihkaka konu mahcuzların değeri:

600.000 TL

Bu durumda:

Dava değeri = 600.000 TL

olacaktır.

Örnek 2

Takip konusu alacak:

400.000 TL

Mahcuzların değeri:

750.000 TL

Bu durumda:

Dava değeri = 400.000 TL

olacaktır.


  1. Birden Fazla Mahcuz Varsa Dava Değeri

Örneğin hacizde;

Mahcuz| Değer
Makine| 400.000 TL
Bilgisayarlar| 100.000 TL
Ticari mallar| 150.000 TL
Araç| 600.000 TL
Toplam| 1.250.000 TL

haczedilmiş olsun.

Ancak üçüncü kişi yalnızca makine ve bilgisayarların kendisine ait olduğunu ileri sürüyorsa:

400.000 + 100.000 = 500.000 TL

üzerinden mahcuzların değeri belirlenir.

Daha sonra bu değer takip alacağıyla karşılaştırılır.

Yargıtay uygulamasında ayrıca farklı üçüncü kişilerin farklı mahcuzlara ilişkin istihkak iddialarında her bir davacının istihkak iddia ettiği mahcuzların değerinin ayrı ayrı dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir.


  1. İstihkak Davasında Harç Nasıl Hesaplanır?

İstihkak davaları, İİK m.97 kapsamında genel hükümlere göre görülür ve nispi karar ve ilam harcına tabidir.

Yargıtay uygulamasında harca esas değer, alacak miktarı ile hacizli malın değerinden düşük olan miktar olarak kabul edilmektedir.

Bu değer üzerinden hesaplanan nispi karar ve ilam harcının 1/4’ü dava açılırken peşin olarak alınır.

Dolayısıyla hesaplama mantığı:

  1. Harca esas dava değeri belirlenir.
  2. 2026 yılında yürürlükte bulunan nispi karar ve ilam harcı oranı uygulanır.
  3. Hesaplanan karar ve ilam harcının 1/4’ü peşin harç olarak dava açılışında ödenir.
  4. Yargılama sonunda kalan harç, hüküm sonucuna göre tamamlanır.

Örnek

Harca esas değer:

600.000 TL

olsun.

Hesaplama:

600.000 TL × 2026 yılı nispi karar ve ilam harcı oranı = toplam karar ve ilam harcı

Ardından:

Toplam karar ve ilam harcı ÷ 4 = başlangıçta ödenecek peşin karar ve ilam harcı

şeklinde yapılır.

Buna ayrıca başvurma harcı ve diğer yargılama giderleri eklenir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, dava değeri ile dava açılırken ödenecek harcın aynı olmadığıdır.

Dava değeri harcın hesaplanacağı matrahtır.


  1. Haczedilen Mal Satılırsa Dava Değeri Değişir mi?

Evet, bu konu önemlidir.

İstihkak davası devam ederken mahcuz mal satılmışsa, bazı durumlarda uyuşmazlık satış bedeline dönüşebilir.

Yargıtay uygulamasında hacizli malların dava devam ederken satılması halinde, dava değerinin kesinleşen satış bedeli üzerinden yeniden değerlendirilmesi gerektiği kabul edilen kararlar bulunmaktadır.

Bu nedenle dava açıldıktan sonra icra dosyasının takibi bırakılmamalıdır.

Özellikle:

haciz → dava → satış → ihale bedeli → dosyaya giren para

sıralaması kontrol edilmelidir.


  1. İstihkak Davası Açılınca Satış Otomatik Olarak Durur mu?

Her durumda hayır.

İİK m.97 kapsamında icra mahkemesi, koşulların oluşması halinde takibin ertelenmesine karar verebilir.

Ancak davanın sırf satışı geciktirmek amacıyla kötüye kullanıldığı konusunda ciddi sebepler bulunuyorsa talik talebi reddedilebilir.

Takibin ertelenmesine karar verilirse, davacının haksız çıkması ihtimaline karşı teminat alınması mümkündür.

Bu nedenle dava dilekçesinde yalnızca:

«“Mahcuz malın bana ait olduğunun tespitine”»

ilişkin talep değil, somut olayda gerekiyorsa takibin/satışın etkilenmesine ilişkin talepler ve İİK m.97 kapsamında tedbir niteliğindeki hususlar da ayrıca değerlendirilmelidir.


  1. İİK m.97 Kapsamında Haksız Çıkmanın Sonuçları

İstihkak davasında takibin ertelenmesine karar verilmiş ve dava daha sonra reddedilmişse, kanun davacı açısından ayrıca tazminat riski öngörmektedir.

İİK m.97’de, takibin taliki nedeniyle alacaklının alacağına kavuşmasının gecikmesi halinde belirli koşullarda tazminata hükmedilebileceği düzenlenmiştir.

Bu nedenle istihkak davasının yalnızca “haczi durdurmak” amacıyla açılması ciddi riskler doğurabilir.


  1. Üçüncü Kişinin İstihkak İddiasını Nasıl İspat Etmesi Gerekir?

İstihkak davasında üçüncü kişi, ileri sürdüğü hakkın gerçek olduğunu ortaya koymalıdır.

İİK m.97 kapsamında kanun, üçüncü kişinin iddiasını ispat etmesini öngörmektedir. Borçlunun üçüncü kişinin mülkiyet iddiasını kabul etmesi de alacaklı bakımından tek başına bağlayıcı değildir.

Bu nedenle:

«“Borçlu da malın benim olduğunu söylüyor.”»

şeklindeki açıklama tek başına yeterli olmayabilir.

Mahkeme;

  • malın edinilme şekli,
  • ödeme kaynağı,
  • fatura,
  • banka hareketleri,
  • kullanım şekli,
  • haciz adresi,
  • ticari kayıtlar,
  • taraflar arasındaki ilişki

gibi delilleri birlikte değerlendirebilir.


  1. Fatura İstihkak Davasını Kazandırır mı?

Tek başına her zaman kazandırmaz.

Fatura önemli bir delildir; ancak mahkemenin değerlendirmesi faturayla sınırlı değildir.

Örneğin fatura üçüncü kişi adına düzenlenmiş olsa dahi;

  • mal bedelinin borçlu tarafından ödenmesi,
  • malın sürekli borçlu tarafından kullanılması,
  • malın borçlunun ticari faaliyetinin ayrılmaz parçası olması,
  • taraflar arasındaki yakın ticari veya ailevi ilişki,
  • diğer belgelerde farklı bir durum bulunması

gibi hususlar ayrıca değerlendirilebilir.

Bu nedenle en güçlü dosya genellikle fatura + ödeme belgesi + zilyetlik/kullanım durumu + ticari kayıtlar + haciz tutanağı bütünlüğüyle oluşturulan dosyadır.


  1. Haciz Adresi Neden Bu Kadar Önemlidir?

İstihkak davalarında haciz mahalli mülkiyet karinesinin uygulanması bakımından önemli bir unsurdur.

Özellikle;

  • borçlunun ikametgâhı,
  • borçlunun işyeri,
  • üçüncü kişinin işyeri,
  • ortak kullanılan işyeri,
  • depo,
  • fabrika,
  • kiralanan alan

arasında hukuki ve fiili farklılıklar bulunabilir.

Bu nedenle haciz tutanağındaki adres yalnızca bir adres bilgisi olarak görülmemelidir.

Haczin kimin fiili hakimiyetindeki yerde gerçekleştirildiği, delil değerlendirmesinin önemli parçalarından biridir.


  1. Şirketler Arasında İstihkak Davası

Ticari işletmeler bakımından istihkak uyuşmazlıkları daha karmaşık olabilir.

Örneğin A Ltd. Şti.’nin borcu nedeniyle A şirketinin faaliyet gösterdiği adreste B Ltd. Şti.’ne ait makineler haczedilmiş olabilir.

Bu durumda;

  • makinenin faturası,
  • banka ödemesi,
  • şirket muhasebe kayıtları,
  • amortisman kayıtları,
  • stok kayıtları,
  • leasing/kira sözleşmeleri,
  • makinenin kullanım şekli,
  • şirketler arasındaki ortaklık ilişkisi,
  • haciz adresi,
  • ticari faaliyetin niteliği

birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle iki şirket arasında ortaklık, yöneticilik veya ekonomik bütünlük bakımından yakınlık bulunması halinde salt faturaya dayanılması yeterli olmayabilir.


  1. Leasing ve Kiralanan Mallarda İstihkak

Bir malın fiilen üçüncü kişi tarafından kullanılması, her zaman o kişinin malik olduğu anlamına gelmez.

Örneğin;

  • finansal kiralama,
  • adi kira,
  • operasyonel kiralama,
  • ödünç,
  • emanet

ilişkilerinde malın zilyedi ile maliki farklı kişiler olabilir.

Bu nedenle leasing veya kira ilişkisi bulunan mallarda;

“Mal kimin mülkiyetinde?”

ile

“Mal kimin kullanımında?”

soruları birbirinden ayrılmalıdır.


  1. İstihkak Davası Devam Ederken Haciz Kalkarsa Ne Olur?

İstihkak davasının dinlenebilmesi bakımından geçerli bir haczin bulunması önemlidir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 18 Şubat 2026 tarihli karar özetlerinde de istihkak davasının dinlenebilmesi için geçerli bir haczin bulunmasının ön koşul olduğu ve dava devam ederken haczin kaldırılması halinde bunun davanın akıbetine etkisinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Bu nedenle dava açıldıktan sonra:

“Artık iş mahkemede, icra dosyasına bakmaya gerek yok.”

şeklinde hareket edilmemelidir.

İcra dosyasındaki her yeni işlem davanın konusunu veya hukuki durumunu değiştirebilir.


  1. İstihkak Davası Devam Ederken Satış Yapılırsa

İİK m.97, mahcuz malın dava sonuçlanmadan paraya çevrilmesi halinde satış bedelinin nasıl korunacağı konusunda da düzenleme içermektedir.

Mahcuz paraya çevrilmişse icra hakimi, bedelin yargılama sonuçlanıncaya kadar ödenmemesine veya şartlarına göre teminat karşılığında/teminatsız alacaklıya verilmesine karar verebilir.

Bu nedenle dava konusu malın satılması halinde artık yalnızca “malın kendisi” değil, gerektiğinde satış bedeli de uyuşmazlığın konusu haline gelebilir.


  1. İstihkak Davasında Kullanılabilecek Deliller

Somut olayın niteliğine göre şu deliller kullanılabilir:

Yazılı deliller

  • fatura,
  • satış sözleşmesi,
  • banka dekontu,
  • ruhsat,
  • kira sözleşmesi,
  • leasing sözleşmesi,
  • teslim tutanağı,
  • garanti belgesi,
  • irsaliye.

Ticari deliller

  • ticari defterler,
  • e-fatura,
  • e-arşiv kayıtları,
  • stok kayıtları,
  • amortisman kayıtları,
  • vergi kayıtları,
  • şirket muhasebe kayıtları.

Diğer deliller

  • tanık,
  • bilirkişi,
  • keşif,
  • fotoğraf,
  • video,
  • elektronik yazışmalar,
  • UYAP icra dosyası,
  • haciz tutanağı.

Ancak hangi delilin ne ölçüde etkili olacağı, mülkiyet karinesi ve mahcuzun kimin zilyetliğinde bulunduğu ile birlikte değerlendirilmelidir.


  1. İstihkak Davasında En Sık Yapılan Usul Hataları
  2. Yanlış 7 günlük sürenin hesaplanması

İİK m.96’daki istihkak iddiası süresi ile İİK m.97/6’daki dava açma süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

  1. İİK m.99’un gözden kaçırılması

Mal üçüncü kişinin zilyetliğindeyse dava açma yükümlülüğü alacaklıya geçebilir.

  1. Haciz tutanağının yeterince incelenmemesi

Haciz tutanağı, zilyetlik ve haciz mahalli bakımından kritik delildir.

  1. Faturanın tek başına yeterli olduğunun düşünülmesi

Mülkiyet iddiası dosyanın tamamı üzerinden ispatlanmalıdır.

  1. Dava değerinin yanlış hesaplanması

Alacak miktarı ile mahcuzların değeri karşılaştırılmalıdır.

  1. Satış işleminin gözden kaçırılması

Mahcuz satılırsa dava ve dava değeri bakımından yeni bir durum ortaya çıkabilir.

  1. Haczin kalkıp kalkmadığının takip edilmemesi

Geçerli haciz, istihkak davasının temel unsurlarındandır.

  1. Şikâyet ile istihkak davasının karıştırılması

Talebin hukuki niteliği doğru belirlenmelidir.


  1. Avukatlar İçin İstihkak Dosyası İnceleme Prosedürü

Bir istihkak dosyasında pratik olarak şu sıra izlenebilir:

  1. İcra dosyasını aç.
  2. Takip türünü ve alacak miktarını tespit et.
  3. Haciz tutanağını çıkar.
  4. Haciz adresini belirle.
  5. Mahcuzları tek tek listele.
  6. Mahcuzların zilyetliğini belirle.
  7. İstihkak iddiasını tespit et.
  8. İtirazları tespit et.
  9. İİK 96/97/99 ayrımını yap.
  10. Süre başlangıcını belirle.
  11. 7 günlük süreyi hesapla.
  12. İcra mahkemesi kararını incele.
  13. Kararın tefhim/tebliğ tarihini tespit et.
  14. Dava açma süresini kontrol et.
  15. Mahcuzların değerini belirle.
  16. Takip alacağını belirle.
  17. Dava değerini tespit et.
  18. Harca esas değeri hesapla.
  19. Mülkiyet delillerini sınıflandır.
  20. Satış durumunu kontrol et.
  21. Haczin devam edip etmediğini kontrol et.
  22. Dava dilekçesini oluştur.
  23. UYAP üzerinden harç ve giderleri kontrol et.
  24. Dava açıldıktan sonra icra dosyasını takip etmeye devam et.

Bu yöntem, istihkak dosyasının yalnızca dava dilekçesi aşamasında değil, icra dosyası ile birlikte bütünsel olarak yönetilmesini sağlar.


  1. İstihkak Davasında Kanun Yolu

İstihkak kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yolu, kararın niteliğine ve karar tarihindeki yürürlükte bulunan parasal sınırlara göre değerlendirilmelidir.

Bu nedenle eski karar ve makalelerde yer alan parasal sınırların doğrudan 2026 yılı dosyasına uygulanması doğru değildir.

Yargıtay’ın mevcut iş bölümünde İİK m.96 ve devamındaki istihkak davaları bakımından temyiz inceleme görevi 12. Hukuk Dairesine verilmiştir.

Güncel emsal karar araştırması yapılırken Yargıtay’ın Emsal Karar Arama sistemi üzerinden daire, esas/karar numarası, karar tarihi ve ilgili mevzuat kriterleri kullanılabilir.


  1. İstihkak Davası Ne Kadar Sürer?

İstihkak davaları kanunen süratle görülmesi gereken davalar arasında düzenlenmiştir. İİK m.97’nin son fıkrasında istihkak davalarının diğer davalardan önce görülerek karara bağlanması öngörülmektedir.

Bununla birlikte somut dosyanın;

  • delil sayısı,
  • bilirkişi incelemesi,
  • keşif,
  • tanık,
  • ticari defter incelemesi,
  • mahkemenin iş yükü,
  • istinaf,
  • temyiz

gibi unsurları yargılama süresini etkileyebilir.

Bu nedenle istihkak davasının kesin olarak “şu kadar ayda” sonuçlanacağı söylenemez.


  1. İstihkak Davası İçin Örnek Hesaplama

Bir icra dosyasında:

Takip alacağı: 800.000 TL

İstihkaka konu makine: 450.000 TL

İstihkaka konu bilgisayarlar: 100.000 TL

İstihkaka konu ticari mallar: 250.000 TL

olsun.

Mahcuzların toplam değeri:

450.000 + 100.000 + 250.000 = 800.000 TL

Takip alacağı:

800.000 TL

Bu durumda dava değeri bakımından:

Düşük olan değer = 800.000 TL

olacaktır.

Ancak örneğin üçüncü kişi yalnızca makine ve bilgisayarların kendisine ait olduğunu ileri sürüyorsa:

450.000 + 100.000 = 550.000 TL

mahcuz değeri dikkate alınacaktır.

Takip alacağı 800.000 TL olduğundan:

Dava değeri = 550.000 TL

olacaktır.

Daha sonra bu değer üzerinden 2026 yılı yürürlükteki nispi karar ve ilam harcı hesaplanır ve bunun 1/4’ü peşin harç olarak dava açılışında yatırılır. Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı bu yöndedir.


  1. İstihkak Davasında Sonuç Olarak Ne Talep Edilir?

Dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde somut olayın niteliğine göre;

  • istihkak iddiasının kabulü,
  • mahcuz üzerindeki mülkiyet veya diğer ayni hakkın üçüncü kişiye ait olduğunun tespiti,
  • haczin kaldırılması,
  • gerekli diğer icra işlemlerinin buna göre uygulanması,
  • şartları varsa tazminat,
  • yargılama giderleri,
  • vekâlet ücreti

talep edilebilir.

Ancak talep sonucu mutlaka somut dosyadaki İİK m.96, 97 veya 99 prosedürüyle uyumlu hazırlanmalıdır.


Sonuç

İstihkak davası, icra takibinde üçüncü kişinin mülkiyet veya diğer ayni hakkını koruyan önemli bir hukuki kurumdur. Ancak uygulamada başarılı bir istihkak dosyası yalnızca malın gerçekten kime ait olduğunun ortaya konulmasından ibaret değildir.

Dosyada;

haczin geçerliliği, haciz mahalli, zilyetlik, İİK m.96-97-99 ayrımı, istihkak iddiasının süresi, icra mahkemesi kararı, yedi günlük dava açma süresi, mülkiyet karinesi, ispat yükü, mahcuzların değeri, takip alacağı, dava değeri, harç, satış işlemi ve haczin devam edip etmediği

bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Özellikle İİK m.96’daki yedi günlük istihkak iddiası süresi ile İİK m.97/6’daki yedi günlük dava açma süresinin birbirinden farklı aşamalara ilişkin olduğu, İİK m.99’da ise dava açma yükümlülüğünün şartlarına göre alacaklıya ait olduğu unutulmamalıdır.

Dava değeri bakımından ise Yargıtay uygulamasında takip konusu alacak ile istihkaka konu mahcuzların değerinden düşük olan miktar esas alınmakta; nispi karar ve ilam harcının 1/4’ü dava açılırken peşin olarak alınmaktadır.

Sonuç olarak istihkak dosyalarında en önemli husus, süreyi kaçırmadan doğru hukuki prosedürü belirlemek ve üçüncü kişinin mülkiyet hakkını güçlü delillerle ortaya koymaktır. Özellikle hacizden hemen sonra haciz tutanağının alınması, UYAP icra dosyasının incelenmesi ve sürelere ilişkin ayrıntılı tarih tablosunun hazırlanması, olası hak kayıplarının önüne geçilmesi bakımından kritik öneme sahiptir.

2026 itibarıyla istihkak uyuşmazlıklarında uygulanacak mevzuat ve güncel Yargıtay içtihatları somut dosya üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir