Boşanma kararı vermek isteyen kişilerin en çok araştırdığı konuların başında boşanma davası nasıl açılır, anlaşmalı boşanma şartları nelerdir, nafaka ne kadar olur, velayet kime verilir, boşanma davası ne kadar sürer ve boşanma davasında hangi süreler geçerlidir soruları gelmektedir.
2026 yılı itibarıyla boşanma sürecinde yalnızca evliliğin sona erdirilmesi değil; nafaka, velayet, çocukla kişisel ilişki kurulması, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı ve yargılama süreci de ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Özellikle son dönemde yargı paketleri kapsamında aile hukukuna ilişkin yeni düzenlemeler yapılacağına yönelik açıklamalar ve çalışmalar nedeniyle boşanma davalarında güncel mevzuatın takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Anlaşmalı Boşanma Nedir? Şartları Nelerdir?
Eşlerin boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda anlaşması halinde anlaşmalı boşanma gündeme gelir.
Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında anlaşmalı boşanmanın temel şartlarından biri, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır.
Bunun yanında eşlerin;
- Boşanma konusunda anlaşmış olması,
- Nafaka konusunda anlaşması,
- Velayet konusunda anlaşması,
- Çocukla kişisel ilişki kurulmasını belirlemesi,
- Maddi ve manevi tazminat konusunda anlaşması,
- Malvarlığı ve diğer mali konulardaki taleplerini düzenlemesi
gerekir.
Hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolünün mahkeme tarafından uygun bulunması ve hâkimin tarafları bizzat dinlemesi önemlidir.
Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanmaya göre genellikle daha kısa sürede sonuçlanmaktadır.
Ancak davanın ne kadar süreceği mahkemenin iş yoğunluğuna, duruşma tarihine ve dosyanın özelliklerine göre değişebilir.
Bu nedenle “anlaşmalı boşanma kesin olarak tek celsede biter” şeklinde kesin bir süre vermek doğru değildir.
Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?
Eşlerden birinin boşanmayı istememesi veya boşanmanın sonuçları konusunda tarafların anlaşamaması halinde çekişmeli boşanma davası gündeme gelir.
Örneğin;
- Eşlerden birinin boşanmayı kabul etmemesi,
- Velayet konusunda anlaşmazlık,
- Nafaka miktarı konusunda uyuşmazlık,
- Tazminat talepleri,
- Zina iddiası,
- Şiddet,
- Terk,
- Hakaret veya ağır geçimsizlik
gibi nedenlerle çekişmeli boşanma davası açılabilir.
Çekişmeli boşanma davalarında delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, sosyal inceleme raporları ve gerektiğinde bilirkişi incelemeleri sürecin uzamasına neden olabilir.
Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılı faaliyet raporundaki aile mahkemesi verileri de boşanma, nafaka ve velayet dosyalarının mahkemelerin önemli iş yüklerinden olduğunu göstermektedir.
Boşanma Davası Açmak İçin Bir Süre Var mı?
Boşanmanın genel sebeplerine dayanan davalarda her durumda “şu kadar süre içerisinde dava açılmalıdır” şeklinde tek bir süre bulunmamaktadır.
Ancak bazı özel boşanma sebeplerinde hak düşürücü süreler bulunmaktadır.
Örneğin zina sebebine dayalı boşanma davasında, Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen sürelerin dikkate alınması gerekir.
Bu nedenle boşanma sebebinin öğrenildiği tarih ve olayların gerçekleşme zamanı önem taşıyabilir.
Boşanma Davasında Nafaka Kimlere Verilir?
Boşanma davalarında şartların oluşması halinde farklı nafaka türleri gündeme gelebilir.
Tedbir Nafakası
Boşanma davası devam ederken eşin ve şartları varsa çocukların geçici olarak korunması amacıyla tedbir nafakasına karar verilebilir.
Yoksulluk Nafakası
Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş, kanundaki şartların bulunması halinde yoksulluk nafakası talep edebilir.
Burada nafaka talep eden kişinin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması ve diğer yasal şartların bulunması önemlidir.
İştirak Nafakası
Çocuğun bakım, eğitim ve diğer giderlerine katılmak amacıyla velayet kendisine verilmeyen eşten iştirak nafakası alınması gündeme gelebilir.
Nafaka miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınır.
2026’da Süresiz Nafaka Kalktı mı?
Bu soru 2026 yılında Google’da en çok araştırılan aile hukuku başlıklarından biridir.
12. Yargı Paketi’nin kesinleşen metniyle süresiz nafakanın tamamen kaldırıldığı söylenemez.
Son dönemde nafakanın süresi ve koşullarının yeniden düzenlenmesine yönelik çeşitli çalışmalar ve açıklamalar yapılmış olsa da bunları yürürlükteki kesin hukuk kuralı ile karıştırmamak gerekir.
Nitekim 12. Yargı Paketi yasalaşmış olmakla birlikte, aile hukukunda nafaka ve boşanma süreçlerine ilişkin daha kapsamlı düzenlemelerin sonraki yargı paketlerinde ele alınmasının planlandığı kamuoyuna yansımıştır.
Bu nedenle “2026 yılında süresiz nafaka tamamen kaldırıldı” şeklindeki bilgiler mevcut hukuk bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.
Velayet Kime Verilir?
Boşanma davalarında velayet konusunda temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Velayet belirlenirken yalnızca anne veya babanın ekonomik durumuna bakılmaz.
Mahkeme tarafından;
- Çocuğun yaşı,
- Eğitim durumu,
- Anne ve baba ile ilişkisi,
- Yaşam koşulları,
- Ebeveynlerin çocuğa bakım imkanları,
- Çocuğun psikolojik ve sosyal durumu,
- Gerektiğinde uzman görüşleri
değerlendirilebilir.
Velayetin anneye veya babaya verilmesi konusunda otomatik bir kural bulunmamaktadır. Her olay kendi koşulları içerisinde değerlendirilir.
Velayet Sonradan Değiştirilebilir mi?
Boşanma sonrasında şartların değişmesi halinde velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.
Örneğin velayet sahibi ebeveynin çocuğun bakımını gerektiği gibi yerine getirememesi, çocuğun gelişimini olumsuz etkileyen koşulların ortaya çıkması veya tarafların yaşam koşullarında önemli değişiklik meydana gelmesi halinde velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.
Bu tür davalarda da temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Boşanmada Çocuğu Görme Hakkı Nasıl Belirlenir?
Velayet kendisine verilmeyen anne veya babanın çocukla kişisel ilişki kurma hakkı bulunmaktadır.
Mahkeme tarafından çocuğun yaşı, eğitim düzeni, tarafların yaşam koşulları ve çocuğun üstün yararı dikkate alınarak kişisel ilişki gün ve saatleri belirlenebilir.
Tarafların mahkeme kararına uygun hareket etmesi önemlidir.
Boşanma Davasında Tazminat İstenebilir mi?
Boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş, şartların oluşması halinde maddi tazminat talep edebilir.
Ayrıca boşanmaya neden olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş bakımından manevi tazminat da gündeme gelebilir.
Tazminat miktarı belirlenirken olayın özellikleri, tarafların kusur durumu ve ekonomik koşulları dikkate alınır.
Boşanma Davasında Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
Boşanma ile mal paylaşımı aynı hukuki konu değildir.
Evlilik süresince edinilen malların hangi mal rejimine tabi olduğu, malların ne zaman edinildiği ve tarafların katkıları gibi hususlar ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle boşanma davası açan kişilerin yalnızca nafaka ve velayet taleplerini değil, mal rejiminden kaynaklanan haklarını da ayrıca değerlendirmesi önemlidir.
12. Yargı Paketi Boşanma Davalarını Değiştirdi mi?
- Yargı Paketi 17 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.
Ancak kamuoyunda pakete ilişkin hazırlık sürecinde boşanma davalarının hızlandırılması, nafaka ve aile hukukunda yeni düzenlemeler yapılması gibi çeşitli öneriler gündeme gelmiş olsa da yasalaşan metin ile taslak veya çalışma aşamasındaki önerilerin birbirinden ayrılması gerekir.
Güncel durumda aile hukukunda yapılması planlanan daha kapsamlı düzenlemelerin yeni yargı paketleri kapsamında ele alınması beklenmektedir. Güncel açıklamalarda özellikle nafaka, velayet ve boşanma davalarının sürelerine ilişkin yeni çalışmaların gündemde olduğu belirtilmektedir.
Bu nedenle boşanma davası açmayı düşünen kişilerin yalnızca sosyal medya paylaşımlarına veya eski haberlere göre hareket etmemesi gerekir.
Boşanma Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmeli?
Boşanma kararı vermeden önce;
- Boşanma sebebinin doğru belirlenmesi,
- Delillerin korunması,
- Velayet konusunda çocuğun üstün yararının değerlendirilmesi,
- Nafaka taleplerinin belirlenmesi,
- Tazminat taleplerinin değerlendirilmesi,
- Mal paylaşımı konusunda hakların araştırılması,
- Varsa şiddet veya tehdit durumunda gerekli hukuki ve koruyucu tedbirlerin alınması,
- Anlaşmalı boşanma düşünülüyorsa protokolün dikkatli hazırlanması
önemlidir.
Özellikle anlaşmalı boşanma protokolünün imzalanmasından önce hukuki sonuçlarının dikkatle incelenmesi ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önem taşır.
Sonuç
2026 yılında boşanma davalarında yalnızca “boşanabilir miyim?” sorusunun değil, nafaka, velayet, çocukla kişisel ilişki, tazminat, mal paylaşımı ve dava sürelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle son dönemde aile hukukunda yapılması planlanan yeni düzenlemeler nedeniyle mevzuatın güncel olarak takip edilmesi önem taşımaktadır.
Boşanma davası açmayı düşünüyor, nafaka veya velayet konusunda sorun yaşıyor ya da anlaşmalı boşanma protokolü hazırlamak istiyorsanız, somut durumunuza göre hukuki haklarınızın ve izlenmesi gereken yolun bir aile hukuku avukatı tarafından değerlendirilmesi hak kaybı yaşamamanız açısından önemlidir.
