Aile Hukuku

Süresiz Nafaka Kalktı mı? 2026 Son Durum

Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafakaya ilişkin kararı ne anlama geliyor? Nafaka tamamen kaldırıldı mı? Mevcut nafaka kararları sona erecek mi? İşte 2026 yılı itibarıyla güncel hukuki durum.

Boşanma sonrasında hükmedilen yoksulluk nafakası, uzun yıllardır kamuoyunda tartışılan konuların başında geliyor. Özellikle nafakanın herhangi bir süre sınırı olmaksızın devam edebilmesi, nafaka ödeyen eş bakımından önemli hukuki ve ekonomik tartışmalara neden oluyor.

Bu konuda Anayasa Mahkemesi tarafından 4 Haziran 2026 tarihinde verilen önemli karar, 30 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandı.

Ancak kararın kamuoyunda zaman zaman ifade edildiği şekilde “nafaka tamamen kaldırıldı” veya “nafaka artık ödenmeyecek” şeklinde anlaşılması doğru değildir.

Anayasa Mahkemesi neye karar verdi?

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

TMK m.175’te mevcut sistemde, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebileceği düzenlenmektedir.

AYM’nin iptal kararı ise doğrudan yoksulluk nafakasının kendisine değil, nafakanın kanunda herhangi bir süre ölçütü olmaksızın “süresiz” olarak istenebilmesine ilişkindir.

Peki süresiz nafaka bugün itibarıyla kalktı mı?

Hayır.

En önemli nokta budur.

Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Karar 30 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandığından, iptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Dolayısıyla 4 Ekim 2026 itibarıyla mevcut yoksulluk nafakası sistemi uygulanmaya devam etmektedir.

Bu dokuz aylık süre içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni bir yasal düzenleme yapması beklenmektedir.

Yoksulluk nafakası tamamen kaldırıldı mı?

Hayır.

AYM’nin kararı yoksulluk nafakası kurumunu tamamen ortadan kaldırmamıştır.

Mahkeme, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşin korunmasının anayasal açıdan önem taşıdığını kabul etmiş; ancak nafaka yükümlülüğünün hiçbir süre ve ölçüt belirlenmeden kategorik olarak süresiz şekilde öngörülmesinin taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesini bozabileceğini değerlendirmiştir.

AYM’ye göre yeni düzenlemede;

  • evliliğin süresi,
  • nafaka alacaklısının yaşı,
  • eğitim durumu,
  • sağlık durumu,
  • ekonomik ihtiyaçları,
  • kendi geçimini sağlayabilme kapasitesi

gibi somut olayın özelliklerinin dikkate alınması mümkün olmalıdır.

Mahkeme ayrıca bazı özel durumlarda, belirli koşulların bulunması halinde nafakanın daha uzun süre devam etmesine, hatta yaşam boyu nafaka verilmesine imkân sağlayacak kriterlerin kanunda açık ve öngörülebilir şekilde düzenlenebileceğine işaret etmiştir.

Mevcut nafaka kararları ne olacak?

AYM’nin iptal kararı, daha önce verilmiş nafaka kararlarının kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir.

Özellikle kararın geriye yürümesi söz konusu değildir.

Ayrıca iptal hükmünün 30 Haziran 2027’ye kadar yürürlüğe girmeyecek olması nedeniyle, bu tarihe kadar mevcut yasal düzenleme uygulanmaya devam edecektir.

Bu nedenle bugün nafaka ödeyen bir kişinin, yalnızca AYM’nin iptal kararı yayımlandı diye nafaka ödemesini kendiliğinden durdurması hukuken doğru değildir.

30 Haziran 2027’den sonra ne olacak?

Bu konuda kesin cevap, TBMM tarafından yapılacak yeni düzenleme ile ortaya çıkacaktır.

AYM’nin kararı, kanun koyucuya yeni bir düzenleme yapılabilmesi için süre tanımaktadır.

Bu nedenle şu anda kamuoyunda yer alan “nafaka 5 yıl olacak”, “nafaka 3 yıl ile sınırlandırılacak” veya “nafaka tamamen kaldırılacak” şeklindeki ifadeler, yeni kanuni düzenleme yapılmadan kesinleşmiş bir hukuk kuralı olarak kabul edilemez.

Yeni düzenlemenin;

nafakanın süresinin nasıl belirleneceği, hangi kriterlerin dikkate alınacağı ve mevcut nafaka kararlarının yeni sisteme nasıl aktarılacağı

konularında açık hükümler içermesi gerekecektir.

Nafaka alan veya ödeyen kişiler şu anda ne yapmalı?

AYM kararının yayımlanmış olması, mevcut nafaka yükümlülüklerinin otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmemektedir.

Nafaka ödeyen kişiler bakımından ise mevcut durumda Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinde düzenlenen nafakanın kaldırılması, azaltılması veya artırılması gibi mevcut hukuki yollar önemini korumaktadır.

Örneğin tarafların ekonomik durumlarında önemli değişiklik meydana gelmesi, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya kanunda öngörülen diğer sona erme ya da değişiklik sebeplerinin ortaya çıkması halinde somut olayın şartlarına göre mahkemeden talepte bulunulabilir.

Bu nedenle her nafaka dosyasının kişilerin ekonomik ve sosyal durumları, boşanma kararı, nafakanın hangi şartlarda hükmedildiği ve sonradan meydana gelen değişiklikler birlikte değerlendirilerek incelenmesi gerekir.

Sonuç: Süresiz nafaka konusunda 2026’da son durum nedir?

Özetlemek gerekirse:

✓ AYM, TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti.

✓ Karar 30 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandı.

✓ İptal hükmü hemen yürürlüğe girmeyecek; 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.

✓ Yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmış değildir.

✓ 4 Ekim 2026 itibarıyla mevcut nafaka sistemi uygulanmaya devam etmektedir.

✓ Mevcut nafaka kararları yalnızca AYM’nin bu kararı nedeniyle kendiliğinden sona ermez.

✓ Yeni nafaka sisteminin nasıl uygulanacağı, TBMM tarafından yapılacak düzenleme ile netleşecektir.

Dolayısıyla bugün için “süresiz nafaka tamamen kalktı” demek yerine, “AYM süresiz nafakaya imkân veren düzenlemeyi iptal etti; ancak iptal hükmünün yürürlüğe girmesi 30 Haziran 2027’ye bırakıldı” demek hukuken daha doğru olacaktır.

HS Hukuk Ofisi olarak boşanma, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, nafakanın artırılması veya azaltılması ve nafakanın kaldırılması konularında somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme ve danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir