Genel

Adli Yardım Nedir? Kimler Yararlanabilir, Başvuru Şartları ve Süreci

Hukuki bir uyuşmazlık yaşayan ancak dava açma, icra takibi yapma veya avukatlık hizmetinden yararlanma konusunda yeterli maddi imkânı bulunmayan kişilerin en sık araştırdığı konulardan biri adli yardımdır.

“Param yok, dava açabilir miyim?”, “Avukat tutacak maddi gücüm yok, ne yapabilirim?”, “Baro bana ücretsiz avukat verir mi?”, “Adli yardım kapsamında mahkeme masraflarını da ödemem gerekir mi?” gibi sorular uygulamada oldukça sık karşılaşılmaktadır.

Adli yardım, ekonomik imkânsızlık nedeniyle kişilerin hak arama özgürlüğünden yararlanamamasının önüne geçmek amacıyla düzenlenmiş önemli bir hukuki mekanizmadır.

Ancak uygulamada mahkemeden talep edilen adli yardım ile baro tarafından sağlanan adli yardım aynı şey değildir. Bu iki kurumun şartları, başvuru makamları ve sonuçları birbirinden farklıdır.

Bu yazımızda adli yardımın ne olduğunu, kimlerin yararlanabileceğini, başvurunun nereye yapılacağını, hangi masrafları kapsadığını ve vatandaşların en çok merak ettiği soruları güncel mevzuat çerçevesinde açıklıyoruz.


1. Adli yardım nedir?

Adli yardım, gerekli yargılama ve takip giderlerini kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeden karşılayamayacak durumda olan kişilerin, belirli şartlar altında yargısal süreçlerden yararlanabilmesini sağlayan hukuki bir imkândır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334 ve devamı maddelerinde düzenlenen mahkeme adli yardımı, kişinin dava veya icra takibi sırasında karşılaşacağı bazı yargılama giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasını veya bu giderlerin Devlet tarafından avans olarak karşılanmasını sağlayabilir.

Bunun yanında, Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği kapsamında barolar tarafından ekonomik imkânı bulunmayan kişilere avukat görevlendirilmesi de mümkündür.

Dolayısıyla “adli yardım” denildiğinde iki farklı uygulamanın birbirinden ayrılması gerekir:

  • Mahkemeden talep edilen adli yardım
  • Baro Adli Yardım Bürosu aracılığıyla avukat görevlendirilmesi

2. Mahkemeden adli yardım kimler alabilir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesine göre;

Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gerekli yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kişiler, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şartıyla adli yardımdan yararlanabilir.

Bu nedenle yalnızca “gelirim düşük” demek tek başına yeterli değildir.

Mahkeme tarafından kişinin ekonomik durumu ile birlikte talebin hukuki niteliği de değerlendirilir.

Başka bir ifadeyle iki temel unsur önem taşır:

1. Kişinin yargılama veya takip giderlerini karşılayacak ekonomik gücünün bulunmaması

2. Talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması

Adli yardım, davanın kesin olarak kazanılacağı anlamına gelmez. Mahkemenin adli yardım talebini kabul etmesi, esas hakkındaki uyuşmazlık bakımından haklılık kararı verildiği anlamına da gelmez.


3. Adli yardım almak için belirli bir gelir sınırı var mı?

Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri budur.

HMK’da “aylık geliri şu miktarın altında olan herkes adli yardımdan yararlanır” şeklinde sabit bir gelir sınırı öngörülmemiştir.

Değerlendirme, kişinin ve ailesinin ekonomik durumunun somut koşulları dikkate alınarak yapılır.

Bu nedenle;

  • Maaş veya düzenli gelir,
  • Taşınmaz ve araç varlığı,
  • Banka ve diğer ekonomik imkânlar,
  • Bakmakla yükümlü olunan kişiler,
  • Mevcut borç ve giderler,
  • Davanın veya takibin gerektirdiği masraflar

gibi hususlar önem taşıyabilir.

Dolayısıyla yalnızca maaş miktarına bakılarak “adli yardım kesinlikle çıkar” veya “kesinlikle çıkmaz” şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değildir.


4. Adli yardım hangi masrafları karşılar?

HMK’nın 335. maddesine göre adli yardım kararı;

  • Yapılacak yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet,
  • Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet,
  • Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi,
  • Davanın avukatla takip edilmesi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini

gibi sonuçlar doğurabilir.

Ancak mahkeme, bu imkânların tamamından yararlanılmasına karar vermek zorunda değildir. Kanuna göre mahkeme, başvurucunun bu imkânlardan yalnızca bir kısmından yararlanmasına da karar verebilir.

Bu nedenle adli yardım kararı verildiğinde “artık hiçbir ödeme yapmayacağım” şeklinde düşünülmemelidir.

Kararın kapsamının ayrıca incelenmesi gerekir.


5. Adli yardım avukat ücretini karşılar mı?

Bu konuda önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Mahkeme tarafından verilen adli yardım kararının kapsamında, davanın avukatla takip edilmesinin gerekli olduğu durumlarda, ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini de yer alabilir.

HMK m. 340 uyarınca, adli yardımdan yararlanan kişi için mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti, yargılama gideri olarak Hazineden ödenir.

Ancak baronun kendi adli yardım sistemi ile mahkemenin HMK kapsamında verdiği adli yardım kararının birbirine karıştırılmaması gerekir.


6. Barodan ücretsiz avukat nasıl talep edilir?

Maddi imkânı bulunmayan kişiler, bulundukları yerdeki Baro Adli Yardım Bürosuna başvurabilir.

Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği uyarınca adli yardım istemi, hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuna veya temsilciliklerine yapılır.

2024 yılında yapılan değişiklik sonrasında başvuruda;

  • Adli yardım başvuru formu,
  • İmzalı taahhütname,
  • Aydınlatma metni ve açık rıza beyanı

alınmakta; ayrıca başvurucudan gerekli belgeler istenebilmektedir.

Baro, başvurucunun ekonomik durumunu ve talebin niteliğini değerlendirebilir ve gerekli gördüğü araştırmaları yapabilir.


7. Baro adli yardım başvurusu için hangi belgeler gerekir?

Belgeler barodan baroya ve başvurunun niteliğine göre değişiklik gösterebilir.

Genellikle kişinin;

  • Kimlik bilgilerini,
  • Gelir durumunu,
  • Sosyal ve ekonomik durumunu,
  • Taşınır ve taşınmaz varlıklarını,
  • Bakmakla yükümlü olduğu kişileri,
  • Hukuki uyuşmazlığa ilişkin belgeleri

göstermesi istenebilir.

Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği’nde gerekli belgelerin başvurucudan istenebileceği ve bazı belgelerin e-Devlet üzerinden temininin mümkün olup olmadığına göre uygulamanın değişebileceği düzenlenmiştir.

Bu nedenle internette yer alan eski ve standart belge listelerinin her başvuru için kesin olarak geçerli olduğu düşünülmemelidir.


8. Baro herkese ücretsiz avukat verir mi?

Hayır.

Baro adli yardımından yararlanabilmek için kişinin ekonomik durumunun avukatlık ücretini karşılamaya elverişli olmaması ve başvurunun mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

Başvurunun kabul edilmesi halinde gerekli iş ve işlemleri yürütmek üzere bir veya birden fazla avukat görevlendirilebilir.

Dolayısıyla “Baroya başvurdum, mutlaka avukat atanır” şeklinde kesin bir kural bulunmamaktadır.

Başvurunun ilgili baronun adli yardım birimi tarafından değerlendirilmesi gerekir.


9. Adli yardım için nereye başvurulur?

Bu sorunun cevabı, hangi adli yardımdan yararlanılmak istendiğine göre değişir.

Mahkeme adli yardımı için:

Dava veya işin görüleceği mahkemeden talep edilir.

İcra ve iflas takiplerinde ise kanunda belirtilen yetkili icra mahkemesinden talepte bulunulur.

Kanun yoluna başvuru sırasında adli yardım talebinin ise ilgili kanun yolu merciine yapılması gerekir.

Baro adli yardımı için:

Hizmetin görüleceği yerdeki Baro Adli Yardım Bürosuna veya temsilciliğine başvurulur.


10. Dava açmadan önce adli yardım talep edilebilir mi?

Evet.

Adli yardım, yalnızca dava açıldıktan sonra istenebilen bir kurum değildir.

Dava açılmadan önce, davanın görüleceği mahkemeden adli yardım talebinde bulunulabilir.

Ayrıca dava devam ederken de şartların oluşması halinde adli yardım talep edilebilir.


11. Dava devam ederken adli yardım talep edilebilir mi?

Evet.

Kişinin ekonomik durumunun dava devam ederken ciddi şekilde kötüleşmesi halinde adli yardım talebinde bulunulması mümkündür.

Ancak önemli bir nokta bulunmaktadır:

Adli yardım daha önce yapılmış yargılama giderlerini kapsamaz.

HMK m. 337/3 uyarınca adli yardım kararı geçmişte yapılmış yargılama giderlerine uygulanmaz.

Bu nedenle adli yardım talebinin mümkün olduğunca erken değerlendirilmesi önemlidir.


12. Adli yardım talebi reddedilirse ne yapılabilir?

Mahkemenin adli yardım talebini reddetmesi halinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek itiraz edilebilir.

Bu süre konusunda internette eski bilgiler bulunabilmektedir.

Önceden bir hafta olarak düzenlenen süre, 7499 sayılı Kanun ile iki haftaya çıkarılmış ve 1 Haziran 2024 itibarıyla uygulanmaya başlanmıştır.

İtiraz sonucunda verilen karar kesindir.

Bununla birlikte, adli yardım talebi reddedildikten sonra kişinin ödeme gücünde ciddi bir azalma meydana gelirse yeniden adli yardım talebinde bulunulabilmesi mümkündür.


13. Baro adli yardım başvurusu reddedilirse ne yapılabilir?

Baro adli yardım başvurusunun reddedilmesi halinde de başvurucunun itiraz hakkı bulunmaktadır.

Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği’nin güncel düzenlemesine göre ret kararının bildirilmesinden itibaren on gün içinde yazılı veya sözlü olarak baro başkanına başvurulabilir.

Baro başkanı yedi gün içinde karar verir ve bu karar kesindir. Süresinde karar verilmemesi halinde talep reddedilmiş sayılır.

Bu nedenle mahkeme adli yardımı ile baro adli yardımındaki itiraz süreleri birbirinden farklıdır.


14. Adli yardım alınca tüm dava masrafları tamamen ortadan kalkar mı?

Her durumda hayır.

Adli yardım kararının kapsamına göre yargılama giderlerinin geçici olarak karşılanması veya Devlet tarafından avans olarak ödenmesi söz konusu olabilir.

Ancak adli yardım, davayı kaybeden tarafın karşı tarafa ödemek zorunda kalabileceği tüm sonuçları otomatik olarak ortadan kaldıran bir sistem değildir.

Ayrıca adli yardım kararının hangi giderleri kapsadığı ve kararın kapsamı somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.


15. Adli yardım alan kişi davayı kaybederse ne olur?

Adli yardım, davanın sonucuna ilişkin bir garanti değildir.

Kişinin adli yardım alması, davayı kazanacağı veya davayı kaybetmesi halinde hiçbir yargılama gideriyle karşılaşmayacağı anlamına gelmez.

Bu nedenle adli yardım ile “davayı kazanma garantisi” birbirinden tamamen farklı kavramlardır.

Adli yardımın amacı kişinin ekonomik durumunun hak arama özgürlüğünün önüne geçmesini engellemektir.


16. Adli yardım alan kişi sonradan para kazanırsa ne olur?

Baro adli yardımı bakımından bu konuda ayrıca önemli bir düzenleme bulunmaktadır.

Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği kapsamında başvurucunun imzaladığı taahhütnamede, işin sonunda nafaka alacakları dışında maddi bir yarar elde edilmesi halinde, avukata ödenen ücret ile elde edilen maddi yararın %5’inin baroya ödeneceğine ilişkin beyan yer almaktadır.

Dolayısıyla baro adli yardımından yararlanan kişinin dava sonunda elde ettiği maddi sonuçların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.


17. Yanlış bilgi verilirse adli yardım iptal edilir mi?

Adli yardım başvurusunda verilen bilgilerin doğru ve gerçeğe uygun olması son derece önemlidir.

Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği uyarınca adli yardım isteminin haksız olduğunun sonradan anlaşılması veya verilen bilgi ve belgelerin doğru olmadığının tespit edilmesi halinde, görevlendirilen avukata ödenen ücretin iki katı ile yapılmış masrafların yasal faiziyle birlikte geri verilmesine ilişkin taahhüt alınmaktadır.

Bu nedenle ekonomik durumun veya dosyaya ilişkin bilgilerin olduğundan farklı gösterilmesi ciddi sonuçlara yol açabilir.


18. Adli yardım ile CMK kapsamında ücretsiz avukat aynı şey midir?

Hayır.

Bu ayrım özellikle önemlidir.

CMK kapsamında müdafi görevlendirilmesi, ceza soruşturması ve kovuşturmasında kanunda öngörülen koşullarda şüpheli veya sanığın savunmasının sağlanmasına ilişkin farklı bir hukuki mekanizmadır.

HMK kapsamında adli yardım ise esas olarak hukuk yargılamaları, geçici hukuki korumalar ve icra takipleri bakımından ekonomik imkânı bulunmayan kişilerin hak arama imkânını destekleyen bir kurumdur.

Baro adli yardımı ise ekonomik imkânı bulunmayan kişilere avukatlık hizmeti sağlanmasına yönelik ayrı bir sistemdir.

Bu üç kurumun birbirine karıştırılmaması gerekir.


19. Adli yardım hangi davalarda kullanılabilir?

Somut olayın şartlarına göre adli yardım;

  • Alacak davaları,
  • Tazminat davaları,
  • Kira uyuşmazlıkları,
  • Tahliye uyuşmazlıkları,
  • Tüketici uyuşmazlıkları,
  • İş uyuşmazlıkları,
  • Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar,
  • Tapu ve taşınmaz uyuşmazlıkları,
  • İcra ve takip işlemleri

gibi çeşitli hukuk uyuşmazlıklarında gündeme gelebilir.

Ancak her uyuşmazlık bakımından ayrıca görev, yetki, dava şartları, süreler ve adli yardım koşullarının değerlendirilmesi gerekir.


20. Adli yardım otomatik olarak avukat görevlendirilmesi anlamına gelir mi?

Hayır.

Özellikle mahkeme adli yardımı ile baro adli yardımının sonuçları birbirinden ayrılmalıdır.

Mahkemenin adli yardım kararı kapsamında, davanın avukatla takip edilmesi gerekiyorsa avukat temini söz konusu olabilir.

Baro adli yardımında ise başvuru ilgili baronun adli yardım bürosu tarafından değerlendirilir ve başvurunun kabul edilmesi halinde avukat görevlendirilir.


21. Adli yardım başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?

Tek bir genel süre vermek mümkün değildir.

Mahkemeden istenen adli yardım bakımından değerlendirme, ilgili mahkemenin işleyişi ve dosyanın özelliklerine göre değişebilir.

Baro adli yardım başvurularında da başvurunun niteliği, belgelerin tamamlanması ve ilgili baronun işleyişi önem taşır.

Ancak süreli veya acil bir hukuki işlem söz konusuysa adli yardım başvurusunun sonuçlanmasını beklerken hak düşürücü veya zamanaşımı sürelerinin kaçırılmaması gerekir.


22. Acil bir durumda adli yardım alınabilir mi?

Evet.

Özellikle hak kaybının meydana gelme ihtimali bulunan acil durumlarda başvurunun niteliği önem kazanır.

Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği’nde, görevlendirme sürecinde geçecek sürenin kişinin hakkının ortadan kalkmasına veya giderilmesi imkânsız zararlara yol açabileceğinin anlaşılması halinde başvurunun ivedi görevlendirme olarak değerlendirilmesine ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

Bu nedenle dava veya takip süresi çok yakın olan kişilerin başvurularını geciktirmemesi gerekir.


23. Adli yardım başvurusu yaparken nelere dikkat edilmelidir?

Adli yardım başvurusunda en önemli hususlardan biri, başvurunun eksiksiz ve doğru bilgilerle yapılmasıdır.

Özellikle;

  • Ekonomik durum gerçeğe uygun şekilde açıklanmalı,
  • Gelir ve malvarlığına ilişkin bilgiler gizlenmemeli,
  • Uyuşmazlığa ilişkin belgeler sunulmalı,
  • Dava veya takip süreleri kaçırılmamalı,
  • Daha önce yapılmış işlemler ve mevcut dosyalar belirtilmeli,
  • Tebligat ve iletişim bilgileri güncel tutulmalı,
  • Başvuru sonrasında görevlendirilen avukatla süresi içinde iletişime geçilmelidir.

Baro Adli Yardım Yönetmeliği uyarınca kabul kararından sonra başvurucunun görevlendirilen avukata gerekli bilgi, belge ve vekâletname ile ulaşması beklenmektedir. Yönetmelikte bu konuda on günlük süre de düzenlenmiştir.


24. Adli yardım başvurusu için avukata ihtiyaç var mı?

Adli yardım talebinin kendisinin yapılabilmesi için her durumda önceden özel olarak avukat tutulması zorunlu değildir.

Mahkemeden adli yardım talebi ilgili yargı merciine yapılabilir.

Baro adli yardımından yararlanmak isteyen kişi ise doğrudan ilgili baronun adli yardım bürosuna başvurabilir.

Ancak uyuşmazlığın hukuki niteliğinin, sürelerin veya başvuru yolunun belirlenmesinde hukuki destek alınması özellikle karmaşık dosyalarda önem taşıyabilir.


25. Adli yardım başvurusu yapmadan önce ne yapılmalı?

Öncelikle uyuşmazlığın niteliği belirlenmelidir.

Ardından;

1. Dava mı, icra takibi mi, başka bir hukuki işlem mi olduğu belirlenmeli,

2. Herhangi bir hak düşürücü veya zamanaşımı süresinin bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli,

3. Mahkemeden adli yardım mı yoksa barodan avukat görevlendirilmesi mi gerektiği belirlenmeli,

4. Ekonomik durumu gösteren belgeler hazırlanmalı,

5. Uyuşmazlığa ilişkin mevcut belgeler bir araya getirilmeli,

6. Yetkili adli yardım birimine veya mahkemeye başvuru yapılmalıdır.


Sonuç

Adli yardım, ekonomik imkânsızlık nedeniyle kişilerin mahkemeye erişiminin veya hukuki destek almasının önünde engel oluşmasını önlemeyi amaçlayan önemli bir hukuki güvencedir.

Ancak “adli yardım” tek bir başvuru türünden ibaret değildir.

Mahkemeden talep edilen adli yardım ile barolar tarafından sağlanan adli yardım farklı hukuki düzenlemelere tabidir. Başvuru makamı, şartları, kapsamı ve itiraz yolları da buna göre değişmektedir.

Özellikle adli yardım başvurusunda bulunan kişilerin dava ve takip sürelerini kaçırmaması, ekonomik durumlarına ilişkin bilgileri doğru şekilde sunması ve başvurunun kapsamını dikkatle incelemesi önemlidir.

Adli yardım konusunda somut bir uyuşmazlığınız bulunuyorsa, başvuru yapılacak merci ve izlenecek yol; davanın türüne, bulunduğu aşamaya ve kişinin ekonomik durumuna göre değişebileceğinden, somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Not: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki durum ve uygulanacak usul farklılık gösterebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir