Son yıllarda özellikle internet üzerinden gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık suçlarında, banka hesabını veya IBAN bilgisini üçüncü kişilere kullandıran çok sayıda kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma yürütülmüş, binlerce kişi dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği gerekçesiyle mahkûm edilmiştir. Uygulamada, dolandırıcılık eylemini planlayan ve yöneten kişiler ile yalnızca banka hesabını kullandıran kişilerin aynı hukuki yaptırımlara tabi tutulması uzun süredir eleştiri konusu olmuştur.
Bu tartışmaların ardından 12. Yargı Paketi kapsamında kabul edilen düzenleme ile, suça katkısı yalnızca banka hesabını, IBAN bilgisini veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı kalan kişiler bakımından daha adil bir ceza politikası benimsenmiştir. Düzenleme, belirli şartların varlığı hâlinde bu kişilere verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir. Kimler Bu Düzenlemeden Yararlanabilir?
Her IBAN kullandırma olayı bu düzenleme kapsamında değerlendirilmeyecektir. Ceza indirimi, esasen dolandırıcılık suçunun organizasyonunda aktif rol almayan, suça iştirakinin yalnızca kendi adına kayıtlı banka hesabını, IBAN bilgisini veya benzeri ödeme araçlarını başkasının kullanımına sunmakla sınırlı kalan kişiler bakımından gündeme gelebilecektir.
Buna karşılık, dolandırıcılık planının hazırlanmasına katılan, mağdurlarla doğrudan iletişim kuran, haksız menfaatin paylaşımında aktif rol üstlenen veya suçun icrasında belirleyici konumda bulunan kişiler yönünden bu hükmün uygulanması mümkün olmayacaktır.
Kesinleşmiş Mahkûmiyet Kararları Bakımından Lehe Kanun İlkesi
Türk ceza hukukunun temel prensiplerinden biri olan lehe kanunun geçmişe uygulanması ilkesi, sanık veya hükümlü lehine sonuç doğuran yeni ceza hükümlerinin belirli şartlar altında daha önce işlenmiş fiillere de uygulanabilmesine imkân tanımaktadır.
Bu nedenle, yalnızca IBAN veya banka hesabını kullandırdığı gerekçesiyle dolandırıcılık suçuna iştirakten mahkûm olan ve hakkında kesinleşmiş hüküm bulunan kişiler yönünden de yeni düzenlemenin uygulanıp uygulanamayacağı somut dosya üzerinden değerlendirilmelidir. Şartların oluşması hâlinde mahkemeden uyarlama yargılaması talep edilerek cezanın yeni kanun hükümlerine göre yeniden belirlenmesi mümkün olabilecektir.
Devam Eden Davalar Nasıl Etkilenecek?
Soruşturma veya kovuşturma aşamasında bulunan dosyalarda da mahkemeler, sanığın suça katkısının kapsamını ayrıntılı şekilde değerlendirmek zorundadır. Eğer kişinin eylemi yalnızca hesabını kullandırmakla sınırlı ise ve kanunda öngörülen diğer şartlar da mevcutsa, yeni düzenlemenin uygulanması gündeme gelebilecektir. Bu durum, özellikle istinaf ve temyiz incelemesindeki dosyalar bakımından da önem taşımaktadır.
Düzenleme Bir Af Niteliğinde Değildir
Kamuoyunda zaman zaman bu düzenlemenin “IBAN affı” veya “genel af” şeklinde değerlendirildiği görülmektedir. Ancak hukuken bu değerlendirme isabetli değildir. Yapılan değişiklik, dolandırıcılık suçunu ortadan kaldırmamakta ve failleri cezasız bırakmamaktadır. Düzenleme yalnızca, suça katılım düzeyi sınırlı olan kişiler yönünden cezanın bireyselleştirilmesini ve daha ölçülü bir yaptırım uygulanmasını amaçlamaktadır.
Sonuç
Yeni Yargı Paketi ile getirilen düzenleme, özellikle banka hesabını veya IBAN bilgisini kullandırmak dışında dolandırıcılık eylemine aktif olarak katılmayan kişiler bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Ancak her dosyanın kendine özgü delil durumu, sanığın suça katkısının kapsamı ve mahkûmiyet gerekçesi farklı olduğundan, ceza indiriminin otomatik olarak uygulanacağı söylenemez.
Bu nedenle, IBAN kullandırılması nedeniyle hakkında soruşturma bulunan, yargılaması devam eden veya mahkûmiyet kararı kesinleşmiş kişilerin dosyalarının yeni düzenleme çerçevesinde uzman bir ceza avukatı tarafından ayrıntılı şekilde incelenmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşımaktadır.
