Ceza Hukuku

Savcılığa Suç Duyurusunda Bulunduktan Sonra Ne Olur? Şikâyet Süreci Hakkında Merak Edilenler

Bir kişi hakkında suç duyurusunda bulunmak isteyen veya daha önce savcılığa şikâyet dilekçesi veren vatandaşların en çok merak ettiği konuların başında soruşturma sürecinin nasıl ilerlediği, şikâyetin ne zaman sonuçlanacağı ve şikâyet edilen kişi hakkında hangi işlemlerin yapılacağı gelmektedir.

Cumhuriyet başsavcılığına yapılan suç duyurusu, suç işlendiği iddiasının ceza hukuku bakımından değerlendirilmesini sağlayan önemli bir başvuru yoludur. Ancak şikâyette bulunulması, şikâyet edilen kişinin doğrudan suçlu olduğu veya hakkında mutlaka ceza davası açılacağı anlamına gelmez.

Üstelik savcılığa yapılan her başvuru aynı şekilde sonuçlanmaz. Başvurunun niteliğine göre soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilebilir, soruşturma yürütülebilir veya soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ya da iddianame düzenlenmesi gündeme gelebilir.

Bu yazımızda, savcılığa suç duyurusunda bulunmak isteyen veya şikâyet süreci devam eden vatandaşların en çok merak ettiği soruları ele alıyoruz.

1. Savcılığa suç duyurusu nasıl yapılır?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 158. maddesi uyarınca suç ihbarı veya şikâyeti Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılabilir. Başvuru yazılı olarak veya sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesi suretiyle gerçekleştirilebilir.

Vatandaşlar;

  • Cumhuriyet başsavcılığına dilekçe vererek,
  • Polis merkezine başvurarak,
  • Jandarmaya başvurarak,
  • Sözlü şikâyetlerini tutanağa geçirterek

ihbar veya şikâyette bulunabilir.

Şikâyet dilekçesinde olayın ne zaman ve nerede meydana geldiği, nasıl gerçekleştiği, şikâyet edilen kişinin biliniyorsa kimliği ve mevcut deliller açıkça belirtilmelidir.

Olayla ilgili mesaj kayıtları, banka dekontları, sözleşmeler, fotoğraflar, görüntüler, tanık bilgileri ve diğer belgeler de dilekçeye eklenebilir.

Şikâyet edilen kişinin kimliğinin bilinmemesi, tek başına başvuruda bulunmaya engel değildir. Böyle bir durumda olayın açıklanması, mevcut bilgilerin paylaşılması ve kişinin tespitine yardımcı olabilecek verilerin sunulması önem taşır.

2. Savcılığa şikâyet ettikten sonra ne olur?

Savcılığa suç duyurusunda bulunulduktan sonra izlenecek yol, başvurunun içeriğine ve olayın özelliklerine göre değişir.

CMK’nın 160. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrendiğinde kamu davası açılmasına gerek olup olmadığını değerlendirmek amacıyla maddi gerçeği araştırmaya başlar.

Ancak CMK’nın 158. maddesinin altıncı fıkrasında özel bir düzenleme bulunmaktadır. İhbar veya şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığı herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılıyorsa ya da ihbar ve şikâyet soyut ve genel nitelikteyse soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilebilir.

Bu karar, soruşturma yürütüldükten sonra verilen takipsizlik kararıyla aynı değildir.

Soruşturma yürütülmesi hâlinde olayın niteliğine göre şu işlemler yapılabilir:

  • Şikâyetçinin ve şüphelinin ifadelerinin alınması,
  • Tanıkların dinlenmesi,
  • Kamera kayıtlarının araştırılması,
  • Bankalardan veya diğer kurumlardan bilgi ve belge istenmesi,
  • Dijital materyallerin incelenmesi,
  • Bilirkişi incelemesi yaptırılması,
  • Gerekli diğer delillerin toplanması.

Cumhuriyet savcısı, şüphelinin hem lehine hem de aleyhine olan delilleri toplamak ve muhafaza altına almakla yükümlüdür.

Bu nedenle şikâyet edilen kişinin hemen ifadeye çağrılmaması veya şikâyetçiye kısa sürede bilgi verilmemesi, tek başına dosyada hiçbir işlem yapılmadığını göstermez.

3. Savcılık şikâyeti kaç günde sonuçlandırır?

Savcılığa suç duyurusunda bulunan vatandaşların en çok merak ettiği sorulardan biri de soruşturmanın ne kadar sürede tamamlanacağıdır.

Her soruşturma için geçerli, genel bir sonuçlandırma süresi bulunmamaktadır. Dosyanın kapsamı, delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi incelemeleri ve ilgili kurumlardan gelecek cevaplar soruşturmanın süresini etkileyebilir.

Bazı soruşturmalar daha kısa sürede sonuçlanırken bazıları daha uzun sürebilir. Bu nedenle yalnızca şikâyet tarihine bakılarak dosyanın hangi gün sonuçlanacağını kesin olarak söylemek mümkün değildir.

Soruşturmanın uzun sürmesi hâlinde dosyanın mevcut durumu hakkında usulüne uygun şekilde bilgi edinilmesi ve gerekli görülüyorsa ilgili makamlara başvurulması değerlendirilebilir.

4. Savcılık soruşturma dosyasının sonucunu nasıl öğrenebilirim?

Şikâyetçi, soruşturma dosyasının durumunu öğrenmek için başvuru bilgileri ve varsa soruşturma numarasıyla ilgili Cumhuriyet başsavcılığına müracaat edebilir.

UYAP Vatandaş Portalı üzerinden erişilebilen dosya ve evrak bilgileri de kontrol edilebilir. Bununla birlikte soruşturmanın gizliliği ve erişim yetkilerine ilişkin sınırlamalar nedeniyle her işlem veya belge vatandaşın ekranında görünmeyebilir.

CMK’nın 157. maddesine göre, kanundaki istisnalar saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.

Bu nedenle dosyada işlem yapılmış olsa bile tüm ayrıntıların şikâyetçiye açık olması beklenmemelidir.

5. Savcılık şikâyet edilen kişiyi ifadeye çağırır mı?

Savcılık, olayın aydınlatılması için gerekli gördüğü kişilerin ifadelerinin alınmasına karar verebilir.

Ancak her şikâyet üzerine şüphelinin mutlaka ifadeye çağrılması gerektiği söylenemez. İzlenecek yol, olayın özelliklerine ve soruşturma kapsamında yapılması gereken işlemlere göre belirlenir.

Ayrıca bir kişinin ifadeye çağrılması veya hakkında soruşturma yürütülmesi, suçlu olduğunun kesinleştiği anlamına gelmez. Ceza sorumluluğu, ilgili hukuki süreç ve deliller çerçevesinde değerlendirilir.

6. Savcılığa şikâyet ettim, karşı tarafın ceza alması kesin mi?

Hayır. Suç duyurusunda bulunulması, tek başına ceza verilmesini sağlamaz.

Soruşturmanın sonunda Cumhuriyet savcısı, elde edilen delilleri ve uygulanacak hukuk kurallarını değerlendirir.

CMK’nın 170. maddesi kapsamında, toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlenebilir. İddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle kamu davası açılır.

Mahkûmiyet kararı verilip verilmeyeceği ise yargılama sonucunda mahkeme tarafından değerlendirilir.

Dolayısıyla suç duyurusu, soruşturma, kamu davası ve mahkûmiyet birbirinden farklı aşamalardır. Şikâyette bulunulmuş olması, şikâyet edilen kişinin mutlaka ceza alacağı anlamına gelmez.

7. Savcılık takipsizlik kararı verirse ne yapılabilir?

Vatandaşlar arasında “takipsizlik kararı” olarak bilinen kararın hukuki adı, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) şeklindedir.

CMK’nın 172. maddesine göre Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâlinde bu kararı verebilir.

Bu karar, her durumda şikâyetin asılsız olduğu veya olayın hiç yaşanmadığı anlamına gelmez. Kararın gerekçesi ve soruşturma kapsamında yapılan işlemler birlikte değerlendirilmelidir.

Takipsizlik kararına nasıl itiraz edilir?

CMK’nın 173. maddesi uyarınca suçtan zarar gören kişi, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir.

İtiraz, kararı veren Cumhuriyet savcısının görev yaptığı yargı çevresinde ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır.

İtiraz dilekçesinde kamu davası açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin somut biçimde açıklanması önemlidir. Örneğin soruşturma sırasında araştırılmadığı düşünülen deliller, dinlenmeyen tanıklar veya kararın gerekçesine ilişkin hukuki itirazlar, olayın özelliklerine göre dile getirilebilir.

İtirazın kabul edilip edilmeyeceği, dosyanın kapsamı ve hukuki değerlendirme sonucunda belirlenir.

Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı ile takipsizlik kararı aynı mıdır?

Hayır. Bu iki kararın birbirinden ayrılması önemlidir.

Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, CMK’nın 158. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında, kanunda belirtilen şartlar oluştuğunda soruşturma başlatılmadan verilebilir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) ise CMK’nın 172. maddesi kapsamında soruşturma sonunda verilir.

Her iki karar bakımından da kanunda öngörülen usule göre itiraz yolu gündeme gelebilir. Ancak kararın hukuki dayanağı ve içeriği dikkate alınarak doğru başvuru yolunun belirlenmesi gerekir.

Bu nedenle elinize ulaşan kararın başlığını, gerekçesini ve tebliğ tarihini dikkatle incelemeniz önemlidir.

8. Savcılığa yapılan şikâyet geri çekilebilir mi?

Şikâyetin geri çekilmesinin sonuçları, olayın hangi suçu oluşturduğuna ve suçun soruşturulmasının şikâyete bağlı olup olmadığına göre değişir.

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçme, kanuni şartlar oluştuğunda soruşturma veya kovuşturma üzerinde etkili olabilir. Kovuşturma aşamasında, kanunda aksi öngörülmedikçe vazgeçmenin davayı düşürebilmesi bakımından sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi de önem taşıyabilir.

Buna karşılık resen soruşturulan ve kovuşturulan suçlarda şikâyetin geri çekilmesi, kural olarak soruşturmanın veya davanın kendiliğinden sona ermesini sağlamaz.

Bu nedenle şikâyetten vazgeçmeden önce suçun niteliğinin, vazgeçmenin hangi aşamada yapıldığının ve olayın diğer özelliklerinin değerlendirilmesi gerekir.

9. Savcılığa şikâyet için belirli bir süre var mı?

Bazı suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Bu suçlarda Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 73. maddesindeki genel kural uyarınca şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aylık süreye tabidir. Sürenin değerlendirilmesinde ilgili suç bakımından geçerli zamanaşımı hükümleri de dikkate alınır.

Hakaret suçu bakımından ayrıca özel bir düzenleme bulunmaktadır. Şikâyete bağlı hakaret suçlarında şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren başlayan genel süreye tabi olmakla birlikte, her hâlükârda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Bununla birlikte bütün suçlar için aynı şikâyet süresinin geçerli olduğu söylenemez. Şikâyete bağlı olmayan suçlarda farklı hükümler uygulanabilir. Ayrıca suçun niteliğine göre dava zamanaşımı ve özel süreler de gündeme gelebilir.

Bu nedenle olayın üzerinden zaman geçmiş olması hâlinde şikâyet hakkının devam edip etmediği, somut olay ve uygulanacak kanun hükümleri üzerinden değerlendirilmelidir.

10. Savcılığa verilen dilekçeye sonradan delil eklenebilir mi?

Soruşturma devam ederken daha önce sunulmayan delillerin ve yeni bilgilerin ilgili Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mümkündür.

Örneğin şikâyet tarihinden sonra elde edilen mesaj kayıtları, yeni tanık bilgileri, banka belgeleri veya olayla ilgili başka kayıtlar ek bir dilekçeyle sunulabilir.

Ek dilekçede varsa soruşturma numarasına yer verilmesi, yeni delillerin hangi olayla ilgili olduğunun açıklanması ve delillerin neyi gösterdiğinin belirtilmesi yararlı olacaktır.

Bununla birlikte delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi ve korunması önemlidir. Özellikle dijital kayıtların değiştirilmeden muhafaza edilmesi, gerektiğinde delillerin değerlendirilmesi bakımından önem taşıyabilir.

11. Savcılığa şikâyet ile hukuk mahkemesinde dava açmak aynı şey midir?

Hayır. Bu iki yolun amaçları ve sonuçları farklıdır.

Savcılığa yapılan suç duyurusu, bir suç işlendiği iddiasının ceza hukuku kapsamında araştırılmasını amaçlar.

Hukuk mahkemesinde açılan davalar ise uyuşmazlığın niteliğine göre alacağın tahsili, tazminat, sözleşmeden doğan haklar veya başka özel hukuk talepleriyle ilgili olabilir.

Örneğin bir sözleşmenin ihlal edilmesi veya bir borcun ödenmemesi, her olayda tek başına ceza soruşturması açılmasını gerektirmez. Bununla birlikte aynı olayda hem özel hukuk uyuşmazlığı hem de suç şüphesi bulunması mümkündür.

Hangi hukuki yolun izlenmesi gerektiği, olayın özelliklerine, mevcut delillere ve ileri sürülebilecek taleplere göre belirlenmelidir.

Sonuç

Savcılığa suç duyurusunda bulunmak, suç işlendiği iddiasının yetkili makamlar tarafından değerlendirilmesini sağlayan önemli bir hukuki başvuru yoludur. Ancak başvurunun yapılması, şikâyet edilen kişinin mutlaka cezalandırılacağı veya soruşturmanın belirli bir sürede tamamlanacağı anlamına gelmez.

Şikâyet dilekçesinin açık ve somut bilgiler içermesi, mevcut delillerin sunulması, dosyanın durumunun usulüne uygun şekilde takip edilmesi ve verilen kararların süresinde değerlendirilmesi önemlidir.

Özellikle soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar arasındaki farkın bilinmesi; takipsizlik kararına itiraz, şikâyetten vazgeçme ve şikâyet süreleri gibi konularda doğru adımların atılmasına yardımcı olabilir.

Hukuki bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuki yol ve süreler ayrıca değerlendirilmelidir.

HS Hukuk Ofisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir